KERVAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kervan" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. kervan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kervan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kervan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KERVANSARAYI

11 harfli kelimeler

KERVANCILIK, KERVANKIRAN, KERVANPINAR, KERVANSARAY

10 harfli kelimeler

KERVANBAŞI

9 harfli kelimeler

KERVANAŞI

8 harfli kelimeler

KERVANCI

6 harfli kelimeler

KERVAN

Bazı kelimelerin anlamları

KERVAN

Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler.

KERVANCI

Kervan sahibi veya kervan güden kimse.

KERVANAŞI

Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.

KERVANKIRAN

Çoban Yıldızı.

KERVANSARAYI

Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KERVANPINAR

Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KERVANSARAY

Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.

KERVANCILIK

Kervancının yaptığı iş.

KERVANBAŞI

Kervanı yöneten kimse.

  -   -   -  

Anlamında KERVAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KERVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BORANA

Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.

FERHANE

Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.

ERKIŞ

Kervan. Erken gelen kış.

MENZİL

Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.

BERHANA

Ev eşyası. Göçebelerin çadır eşyaları, kervanın konak yerinde toplanan eşyası.

GEFİLE

Kafile: gefile ğatır: deve kervanı. Arapça kökenli kafile: kafile.

BARANA

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.

DEVECİ

Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

HARMANDAL

At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak. Yaba.

ARKIŞ

Arkadaş. Değirmen taşları arasına konan demir gereç. Elçi, haberci. Kervan.

BEŞENK

Büyük çan ve çıngıraklar takılmış olan ve kervanın önünden giden at.

MİSAFİRHANE

Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.

ÇALPATUR

Katırcı, kervancı.

EŞİKTAŞI

(Mimarlık) Cami ve kervansaray kapılarında eşiğin hemen içine konulan granitten düz taş.

GOVAN

Ahlâksız kişi. Boynuzlu anlamında olup küfür olarak kullanılır, kerata. Top top ve uzun boyu olan, çayırlıkta yetişen bir çeşit ot. Baltanın sap takılan deliği. Arı peteği. Arı kovanı. 70 ile 100 cm. uzunluğunda, silindir biçiminde yuvarlak olup içerisinde yoğurt dövülen kap, yayık. Kervan. Taş, toprak, ağaç gibi herhangi bir şeyin içine doğru uzanan boşluk. Opsanın övendireye geçmesini sağlayan arka kısmındaki boşluk. (Akçaşar Yalvaç Isparta). Koyunların içinden yem yedikleri ağaç oluk. (Taşpınar Aksaray Niğde).

BARHANA

Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.

HARMANDA

Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.

ARGIŞ

Kervancı, bezirgan, kervan.

DEVECİLİK

Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.