Kelimeler arşivi içinde; başında "kervan" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. kervan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kervan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kervan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KERVANSARAYI
KERVANCILIK, KERVANKIRAN, KERVANPINAR, KERVANSARAY
KERVANBAŞI
KERVANAŞI
KERVANCI
KERVAN
KERVAN
Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler.
KERVANCI
Kervan sahibi veya kervan güden kimse.
KERVANAŞI
Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.
KERVANKIRAN
Çoban Yıldızı.
KERVANSARAYI
Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KERVANPINAR
Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KERVANSARAY
Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.
KERVANCILIK
Kervancının yaptığı iş.
KERVANBAŞI
Kervanı yöneten kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde KERVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORANA
Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
ERKIŞ
Kervan. Erken gelen kış.
MENZİL
Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.
BERHANA
Ev eşyası. Göçebelerin çadır eşyaları, kervanın konak yerinde toplanan eşyası.
GEFİLE
Kafile: gefile ğatır: deve kervanı. Arapça kökenli kafile: kafile.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
DEVECİ
Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
HARMANDAL
At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak. Yaba.
ARKIŞ
Arkadaş. Değirmen taşları arasına konan demir gereç. Elçi, haberci. Kervan.
BEŞENK
Büyük çan ve çıngıraklar takılmış olan ve kervanın önünden giden at.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
ÇALPATUR
Katırcı, kervancı.
EŞİKTAŞI
(Mimarlık) Cami ve kervansaray kapılarında eşiğin hemen içine konulan granitten düz taş.
GOVAN
Ahlâksız kişi. Boynuzlu anlamında olup küfür olarak kullanılır, kerata. Top top ve uzun boyu olan, çayırlıkta yetişen bir çeşit ot. Baltanın sap takılan deliği. Arı peteği. Arı kovanı. 70 ile 100 cm. uzunluğunda, silindir biçiminde yuvarlak olup içerisinde yoğurt dövülen kap, yayık. Kervan. Taş, toprak, ağaç gibi herhangi bir şeyin içine doğru uzanan boşluk. Opsanın övendireye geçmesini sağlayan arka kısmındaki boşluk. (Akçaşar Yalvaç Isparta). Koyunların içinden yem yedikleri ağaç oluk. (Taşpınar Aksaray Niğde).
BARHANA
Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.
HARMANDA
Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
ARGIŞ
Kervancı, bezirgan, kervan.
DEVECİLİK
Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.