Kelimeler arşivinde; içinde "kervan" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kervan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kervan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kervan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YENİKERVANSARAY
KERVANSARAYI
KERVANKIRAN, KERVANSARAY, KERVANCILIK, KERVANPINAR
KERVANBAŞI
KERVANAŞI
KERVANCI
KERVAN
KERVAN
Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler.
KERVANBAŞI
Kervanı yöneten kimse.
KERVANCI
Kervan sahibi veya kervan güden kimse.
KERVANKIRAN
Çoban Yıldızı.
KERVANCILIK
Kervancının yaptığı iş.
YENİKERVANSARAY
Sivas kenti, Karayün bucağına bağlı bir bölge.
KERVANPINAR
Diyarbakır kenti, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KERVANAŞI
Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.
KERVANSARAYI
Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KERVANSARAY
Ana yollarda kervanların konaklaması için yapılmış olan büyük han.
Bu bölümde tanımı içerisinde KERVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GOVAN
Ahlâksız kişi. Boynuzlu anlamında olup küfür olarak kullanılır, kerata. Top top ve uzun boyu olan, çayırlıkta yetişen bir çeşit ot. Baltanın sap takılan deliği. Arı peteği. Arı kovanı. 70 ile 100 cm. uzunluğunda, silindir biçiminde yuvarlak olup içerisinde yoğurt dövülen kap, yayık. Kervan. Taş, toprak, ağaç gibi herhangi bir şeyin içine doğru uzanan boşluk. Opsanın övendireye geçmesini sağlayan arka kısmındaki boşluk. (Akçaşar Yalvaç Isparta). Koyunların içinden yem yedikleri ağaç oluk. (Taşpınar Aksaray Niğde).
DEVECİLİK
Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.
ARGIŞ
Kervancı, bezirgan, kervan.
ÇALPATUR
Katırcı, kervancı.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
HARMANDA
Hizmetçi, uşak. At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak.
ARKIŞ
Arkadaş. Değirmen taşları arasına konan demir gereç. Elçi, haberci. Kervan.
MİSAFİRHANE
Konukevi. Yolcuların konakladıkları han, kervansaray vb.
BARANA
Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.
ERKIŞ
Kervan. Erken gelen kış.
BERHANA
Ev eşyası. Göçebelerin çadır eşyaları, kervanın konak yerinde toplanan eşyası.
BEŞENK
Büyük çan ve çıngıraklar takılmış olan ve kervanın önünden giden at.
GEFİLE
Kafile: gefile ğatır: deve kervanı. Arapça kökenli kafile: kafile.
BORANA
Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.
MENZİL
Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.
EŞİKTAŞI
(Mimarlık) Cami ve kervansaray kapılarında eşiğin hemen içine konulan granitten düz taş.
HARMANDAL
At, eşek ve benzerleri hayvan kervanlarına bakan uşak. Yaba.
DEVECİ
Deve sahibi, deve kiralayan kimse. Deve kervanını güden kimse, sarban. Çok sert ve kaba oynayan kimse.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
BARHANA
Kafile, küçük kervan. Göç eşyası, ev eşyası.