Kelimeler arşivi içinde; başında "kere" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. kere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEREVEZLENMEK, KEREVİZLENMEK
KERESTECİLİK
KEREZLENMEK, KEREVSİNMEK, KERESLENMEK
KERESSİMEK, KEREVİTLER, KERENSEMEK, KERESTELİK
KEREVİDES, KERESİMEK, KERESTECİ, KERESTELİ
KEREPERG, KERENLER, KERENDİL, KEREMKÖY, KEREMŞAH, KERELMEK, KEREHANE, KEREYAĞI
KEREBİÇ, KEREVET, KERESTE, KEREVİT, KEREVİZ, KEREVZE, KERESEK, KEREKLİ, KERENTİ, KERENLÜ, KERENDİ, KEREMPE, KEREMLİ, KEREMET, KEREMİT
KEREKE, KEREKİ, KERELE, KEREĞİ, KERETE, KEREÖZ, KERESE
KEREY, KEREÇ, KEREZ, KERES, KEREK, KEREM, KERET, KEREN, KERER
KERE
KERE
Kez, yol, defa, sefer.
KERENSEMEK
Hava soğukken yavaş yavaş ısınmak.
KEREVİTLER
Kabuklular (Crutacea) sınıfından, vücutları yuvarlak, rostrumları iyi gelişmiş, uzun olan ikinci antenleri. abdomen segmentine kadar uzanan, tatlı sularda yaşayan bir grup.
KEREVİDES
Tatlı su istakozu.
KERESTELİ
İri yapılı.
KERESLENMEK
Nazlanmak.
KERESİMEK
Pekmez ekşiyip köpürmek.
KERESTECİ
Kereste satan kimse.
KEREZLENMEK
Kendini beğenmek, horozlanmak.
KEREVEZLENMEK
Üstünlüğünü göstermek, kendini beğendirmek: Horoz tavuğa kerevezlendi.
KERESSİMEK
Pekmez ekşiyip köpürmek.
KEREVİZLENMEK
Takılmak, peşine düşmek.
KERESTELİK
Kereste yapılmaya elverişli (ağaç).
KEREVSİNMEK
Hor bakmak. Gücüne gitmek.
KERESTECİLİK
Kerestecinin yaptığı iş.
KEREPERG
Kuru gürültü.
Bu bölümde tanımı içerisinde KERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASKERCE
Asker gibi. (aske'rce) Askere yakışır bir biçimde, askercesine.
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
BİN
Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.
BETİK
Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.
BENZİNLEMEK
Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ÇANDI
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
AMİLAZ
Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.
BELLETİCİ
Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
BÜKÜM
Bükme işi. Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı. Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım.
ALTMIŞ
Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.
CEVİZ
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
BÜKÜCÜ
Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.
ÇALAKÜREK
Sürekli kürek çekerek.
AZMAN
Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.