Kelimeler arşivinde; içinde "kere" olan, toplam 111 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞMÜZAKERECİLİK
MÜZAKERECİLİK, BAŞMÜZAKERECİ, KEREVEZLENMEK, KEREVİZLENMEK
KERESTECİLİK, TEZKERECİLİK
KERESLENMEK, KEREVSİNMEK, KEREZLENMEK, ÖLKERENGELİ, TEKERELMASI
MÜZAKERECİ, HÖYKEREKLİ, KERENSEMEK, KERESSİMEK, KERESTELİK, KEREVİTLER, KESİKKEREM
KERESTECİ, KERESTELİ, MÜZEKKERE, TEZKERECİ, BİKEREMİZ, BOĞAZKERE, HÖKEREKLİ, KEKEREMEK, KERESİMEK, KEREVİDES, LEKERESİM
EPİKEREM, MÜZAKERE, BELEKERE, EPEŞKERE, EŞKEREDE, KEREHANE, KERELMEK, KEREMKÖY, KEREMŞAH, KERENDİL, KERENLER, KEREPERG, KEREYAĞI, KEŞKEREK, MÜZEKERE, TENKEREK
ÇEKEREK, KEREMPE, KERESTE, KEREVET, KEREVİT, KEREVİZ, TESKERE, TEZKERE, ARAKERE, ÇÖKEREN, DEKEREK, GEÇKERE, GEZKERE, HEFKERE, HERKERE, KEÇKERE, KEREBİÇ, KEREKLİ, KEREMET, KEREMİT, KEREMLİ, KERENDİ, KERENLÜ, KERENTİ, KERESEK, KEREVZE, KERKERE, KEŞKERE, KÖKEREK, NANKERE, Devamını Oku »»
BİKERE, ÇEKERE, EFKERE, EKEREK, ENKERE, EŞKERE, FİKERE, KEREĞİ, KEREKE, KEREKİ, KERELE, KEREÖZ, KERESE, KERETE, KÖKERE, MEKERE, MİKERE, ŞEKERE, ÜSKERE
KEREM, KERES, AKERE, KEREÇ, KEREK, KEREN, KERER, KERET, KEREY, KEREZ
KERE
KERE
Kez, yol, defa, sefer.
MÜZAKERECİ
Müzakere yapan kimse. Öğrencileri çalıştıran kimse.
KERESTECİLİK
Kerestecinin yaptığı iş.
KEREZLENMEK
Kendini beğenmek, horozlanmak.
BAŞMÜZAKERECİLİK
Başmüzakereci olma durumu. Başmüzakerecinin yaptığı iş.
MÜZAKERECİLİK
Müzakereci olma durumu.
BAŞMÜZAKERECİ
Uluslararası birlikler içinde belli bir konuyu tartışmak ve çözüme ulaştırmak üzere ülkesini temsil etmeye yetkili kılınan devlet görevlisi.
TEKERELMASI
Yeşil renkli, yassı bir çeşit elma.
KEREVİZLENMEK
Takılmak, peşine düşmek.
KERESLENMEK
Nazlanmak.
KERENSEMEK
Hava soğukken yavaş yavaş ısınmak.
HÖYKEREKLİ
Çalımlı, gösterişli kişi.
TEZKERECİLİK
Tezkereci olma durumu.
ÖLKERENGELİ
Kutup yıldızına yakın yerde bulunan parlak ve kırmızı ışıklı bir yıldız.
KEREVEZLENMEK
Üstünlüğünü göstermek, kendini beğendirmek: Horoz tavuğa kerevezlendi.
KEREVSİNMEK
Hor bakmak. Gücüne gitmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
BETİK
Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.
BELLETİCİ
Çalıştırıcı, öğretici, belletmen, müzakereci.
CEVİZ
Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış. Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ASKERCE
Asker gibi. (aske'rce) Askere yakışır bir biçimde, askercesine.
BÜKÜCÜ
Ağaç veya kontrplakları kalıpla, elle bükerek şekil veren kimse.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ÇALAKÜREK
Sürekli kürek çekerek.
BENZİNLEMEK
Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.
CİLT
Ten. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri. Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergi vb.ne geçirilen deri, bez veya kâğıtla kaplı kapak.
ÇANDI
Çivisiz, birbirine geçirilme yöntemine göre kesilmiş hazır kereste. Tahta kapak ya da tavan.
ALTMIŞ
Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.
AZMAN
Aşırı gelişmiş. Kerestelik tomruk.
BÜKÜM
Bükme işi. Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı. Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).
BİN
Dokuz yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı. Pek çok, çok sayıda. On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık. Bu sayıyı gösteren 1000 ve M rakamlarının adı.
AMİLAZ
Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.
BURUK
Burulmuş olan. Alınarak küskünlük gösteren, gücenmiş (kimse). Uygun olmayan şartlar sonucu dönerek büyüyen ağacın kerestesi. Tadı kekre olan (meyve).