Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kene" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kene ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kene olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KERTİŞKENE, KENTİŞKENE
DAMASKENE, PARASKENE
AMASKENE, PROSKENE, KENEKENE, GELEKENE
FİSKENE, KİŞKENE, KIŞKENE, DİNKENE, ÇERKENE, SİRKENE, YİRKENE
MEKENE, İŞKENE, İSKENE, ÇÖKENE, ÇEKENE, SEKENE
SKENE
KENE
KENE
Koyun, köpek, at vb. hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı, sakırga.
SİRKENE
Tellice de denilen bir çeşit ot.
PROSKENE
Eski Yunan tiyatrosunda esas oyun yeri. Bugünkü tiyatroda ön sahne.
KENTİŞKENE
Boz kertenkele.
AMASKENE
Bir çeşit küçük, siyah erik.
KERTİŞKENE
Kertenkele.
PARASKENE
Skene'nin iki yanındaki ek odalar. Bunlar her antik tiyatro yapısında görülmez. "Skene" nin iki yanındaki ek odalar. Bunlar, antik tiyatroda her yapıda görülmez.
FİSKENE
Sümüklü böcek.
KİŞKENE
Küçük : Kişkene ev.
ÇERKENE
Evlerde pis suların akması için açılan çukur: Bizim evin çerkenesi yok.
GELEKENE
Gelir iken.
KENEKENE
Kınakına : Sıtmaya kenekene şurubu iyi gelir.
KIŞKENE
Küçük çocuk.
DİNKENE
Tahılın kabuğunu yumuşatmaya ve ayırmaya yarayan değirmen.
DAMASKENE
Bir çeşit erik.
YİRKENE
Yer iken.
Bu bölümde tanımı içerisinde KENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASILLI
Bir kökene dayanan, kökenli.
GEÇME
Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
ELEKTRİKLEMEK
Üzerinde elektrik gücü bulunmayan bir iletkene, elektrikli başka bir iletkeni yaklaştırmak veya değdirmek yoluyla elektrik gücü vermek. Etkilemek.
KENETLEMEK
Kenetle tutturmak veya kenetle birbirine bağlamak. Sıkıca birbirinin üzerine kapamak. Birbirine geçirerek bağlamak.
KENDİR
Kenevir. Kenevirden yapılmış.
KENETLENMEK
Kenetleme işine konu olmak. Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek. Birbiriyle dayanışma içine girmek. Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek.
KENETLEME
Kenetlemek işi.
KANAVİÇE
El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. Çuval olarak kullanılan kendirden veya kenevirden yapılmış seyrek bez. Bu bezin üzerine yapılmış olan işleme.
ESRAR
Gizler, sırlar. Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde.
KENDİRGİLLER
İki çeneklilerden, kendir, şerbetçi otu, Hint keneviri vb. bitkileri içine alan bir familya.
ÇUVAL
Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.
DİKENSİ
Dikene benzer, dikeni andıran, diken gibi, dikenimsi.
ÇAKIŞMAK
Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak. Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak. Aynı zaman dilimine denk gelmek. Söz yarışı etmek.
KENETLİ
Kenedi olan. Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış. Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan.
HALAT
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.
DEBRİYAJ
Otomobillerde kavrama yöntemi ile kenetlenmiş iki mili birbirinden ayıran ve çekici mili hareket düzeninde tutarak çekilen milin durmasını ve bu işlem sonunda aracın hareketini sağlayan düzenek. Bu düzeneği işletmeye yarayan ayaklık.
DAĞILIM
Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
DONANIM
Bir gemi direğine, bir yelkene veya başka bir parçaya bağlı bulunan halat ve makara vb. manevra araçları. Bir bilgisayarda bulunan fiziksel birimler. Tesisat.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.