Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kende" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kende ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kende olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kende olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KENDE
Kendinde, kendisinde : Ahmet'e söyle. Kende on liram var.
PERAKENDE
Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.
PARAKENDE
Antalya şehrinde, Taşağıl bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde KENDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOPTAN
Büyük ölçüde, çok miktarda yapılmış olan (alışveriş), perakende karşıtı. Toplu bir biçimde olan, global. Toplu bir biçimde.
TOSUNCUK
Olması gerekenden daha iri doğmuş çocuk. Çok iri insan ya da hayvan.
ARDEN
Erkenden.
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse. Kan dökücü, hunhar. Et satılan dükkân.
PERAKENDECİ
Malını perakende olarak satan tüccar.
TÜMDENGELİM
Tümel bir önermeden tikel bir önermeye, yasalardan olaylara, etkenden etkiye geçme yolu, talil, dedüksiyon.
ARPADERESİ
Amasya kenti, Taşova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer. Hatay ili, İskenderun belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
STRİKNİN
Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.
AZ
Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.
ASİMİLASYON
Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.
ERCECİK
Erkenden.
ALEKSANDIRCILIK
İskender çağında yaşamış eski Yunan ozanlarının (özellikle M.Ö. 323-120) koşuklarındaki çok süslü anlatım.
FAKİR
Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
ARTIKALIM
Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. Kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki.
EKSTRA
En iyi, üstün nitelikli. Fazladan, alışılan ve gerekenden başka, ek olarak.
PERAKENDECİLİK
Perakende olarak yapılmış olan alışveriş.
AMPERSAAT
Bir amper şiddetinde akım geçiren bir iletkenden bir saat içinde geçen elektrik miktarı.
BAKKAL
Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse. Bu maddelerin satıldığı dükkân.
ABORTİF
Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. Tam olarak gelişmemiş. Bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması.
ALESSABAH
Sabah erkenden.