KENDE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kende" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. kende ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kende ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kende olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KENDE

Kendinde, kendisinde : Ahmet'e söyle. Kende on liram var.

KENDEREK

Eğlence, düğün.

KENDEL

Nehir kıyılarında suyun aşındırarak oluşturduğu yarık, sel yarığı.

KENDEN

Kendisinden.

  -   -   -  

Anlamında KENDE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KENDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALESSABAH

Sabah erkenden.

TÜMDENGELİM

Tümel bir önermeden tikel bir önermeye, yasalardan olaylara, etkenden etkiye geçme yolu, talil, dedüksiyon.

BAKKAL

Yiyecek, içecek vb. maddeleri perakende olarak satan kimse. Bu maddelerin satıldığı dükkân.

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

ALEKSANDIRCILIK

İskender çağında yaşamış eski Yunan ozanlarının (özellikle M.Ö. 323-120) koşuklarındaki çok süslü anlatım.

KASAP

Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse. Kan dökücü, hunhar. Et satılan dükkân.

ASİMİLASYON

Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.

ARTIKALIM

Kentin düzentasarını daha kolay uygulayabilmek ve düzentasara uygun yerbölümleme yapabilmek için gerekenden daha geniş bir alanı kamulaştırma eylemi. Kent yönetimine bu amaçla tanınmış yetki.

EKSTRA

En iyi, üstün nitelikli. Fazladan, alışılan ve gerekenden başka, ek olarak.

TOSUNCUK

Olması gerekenden daha iri doğmuş çocuk. Çok iri insan ya da hayvan.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

ARPADERESİ

Amasya kenti, Taşova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır ilinde, Mermer bucağına bağlı bir yer. Hatay ili, İskenderun belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

STRİKNİN

Kargabükenden çıkarılan etkili bir zehir.

TOPTAN

Büyük ölçüde, çok miktarda yapılmış olan (alışveriş), perakende karşıtı. Toplu bir biçimde olan, global. Toplu bir biçimde.

AMPERSAAT

Bir amper şiddetinde akım geçiren bir iletkenden bir saat içinde geçen elektrik miktarı.

PERAKENDECİLİK

Perakende olarak yapılmış olan alışveriş.

ERCECİK

Erkenden.

ARDEN

Erkenden.

PERAKENDECİ

Malını perakende olarak satan tüccar.

ABORTİF

Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. Tam olarak gelişmemiş. Bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması.