Sonu KELİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "keli" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu keli ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında keli olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde keli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

PANCARDİKELİ

11 harfli kelimeler

EŞDEĞİŞKELİ

10 harfli kelimeler

KARATEKELİ, BOYHEYKELİ, BAŞHEYKELİ

9 harfli kelimeler

KERRAKELİ, KESİKKELİ, TEVEKKELİ, TEHLİKELİ

8 harfli kelimeler

TELİKELİ, SÜREKELİ, HAREKELİ

7 harfli kelimeler

TAKKELİ, YETKELİ, TÜRKELİ, TIRKELİ, SÖYKELİ, MASKELİ, IŞIKELİ, HANKELİ, SİRKELİ, AŞIKELİ

6 harfli kelimeler

LEKELİ, ÖFKELİ, TEKELİ, DÜKELİ, TÖKELİ, ŞİKELİ

Bazı kelimelerin anlamları

KELİ

Taş ve toprak yığarak yapılan bağ, bahçe ve tarlaların sınırı. Dağ ve tepelerin eteği. Dağ ve tepenin en yüksek noktası. Taşlı, verimsiz tarla. Aşı yapmak için alınan filiz. Yurt. Tarla sınırı. Sebze karığının kenarı (Çayağzı). Çok yüksek olmayan tepe.

KARATEKELİ

İzmir şehrinde, Kınık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YETKELİ

Otoritesi olan.

PANCARDİKELİ

İki uzun dişli demir bir baş ile uzun bir ağaç saptan yapılan toprağın altındaki pancarı çıkarmakta kullanılan araç. (Kırklareli).

BAŞHEYKELİ

(Heykel) Heykel sanatında başı, göğsü, kimi zamanda omuzları içine alan heykel çeşidi.

TEVEKKELİ

Boşuna, boş yere, sebepsiz olarak.

KERRAKELİ

Kerrakesi olan.

TEHLİKELİ

Tehlikesi olan, korkulu, muhataralı.

HAREKELİ

Hareke konulmuş.

EŞDEĞİŞKELİ

(bağlanım çözümlemesi) Bir bağlanım denkleminde, her bir gözlem için elde edilen yanılgı terimlerine ilişkin değişkelerin eşit olduğu durum.

KESİKKELİ

Osmaniye kenti, Kadirli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

TÜRKELİ

Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Ağrı ili, Eleşkirt ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Viranşehir belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Trabzon şehrinde, Araklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TELİKELİ

Tehlikeli.

SÜREKELİ

Sürekli.

BOYHEYKELİ

(Heykel) Ayakta dikili insan heykeli.

TAKKELİ

Takkesi olan.

  -   -   -  

Anlamında KELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

AKABE

Tehlikeli, sarp ve zor geçit.

AMMA

Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ANAGRAM

Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.

BAŞKAFİYE

Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

BADİRE

Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

BAĞLAÇ

Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.