Kelimeler arşivinde; içinde "keli" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu keli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KELİSMAİLUŞAĞI, KELİMEİŞEHADET
TEKELİIŞIKLAR
PANCARDİKELİ, KELİMELEŞMEK, ÇÖKELİKKIŞLA
EŞDEĞİŞKELİ, KELİMELEŞME
KELİBİŞLER, TEKELİOĞLU, TEKELİÖREN, BOYHEYKELİ, BAŞHEYKELİ, KARATEKELİ, TRAKELİLER
KELİBİBİK, FRENKELİA, TEVEKKELİ, TEHLİKELİ, KELİŞAFRA, KESİKKELİ, TEKELİLER, KERRAKELİ, KELİMESİZ, TEREKELİK
KELİNCİK, SÜREKELİ, TAŞKELİK, KELİKMEK, KELİKLER, TELİKELİ, TRAKELİS, HAREKELİ, SİRKELİK
SİRKELİ, ÇEKELİK, AŞIKELİ, KELİSER, HANKELİ, KELİŞÇİ, KELİYİP, NİKELİN, NUKELİS, TAKKELİ, SÖYKELİ, MASKELİ, KELİFİT, KEKELİK, TIRKELİ, BÖKELİK, TÜRKELİ, YEKELİK, YETKELİ, ÇÖKELİM, IŞIKELİ, İSKELİÇ, İSKELİT, KELİBAR, ÇÜKELİK, KELİBİK, KELİMEK, KELİCİK, KELİKCİ, KELİKÇİ, Devamını Oku »»
KELİCİ, ŞİKELİ, ÖKELİK, ÖFKELİ, TEKELİ, LEKELİ, KELİME, DÜKELİ, TÖKELİ
KELİM, KELİN, KELİP, KELİK, KELİF, KELİT, KELİZ
KELİ
KELİ
Taş ve toprak yığarak yapılan bağ, bahçe ve tarlaların sınırı. Dağ ve tepelerin eteği. Dağ ve tepenin en yüksek noktası. Taşlı, verimsiz tarla. Aşı yapmak için alınan filiz. Yurt. Tarla sınırı. Sebze karığının kenarı (Çayağzı). Çok yüksek olmayan tepe.
ÇÖKELİKKIŞLA
Tokat şehrinde, Gökdere bucağına bağlı bir bölge.
KELİMELEŞMEK
Kelime durumuna, söz varlığı hâline gelmek, söze dönüşmek.
TEKELİOĞLU
Manisa kenti, Adala nahiyesine bağlı bir bölge.
KARATEKELİ
İzmir şehrinde, Kınık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TRAKELİLER
Eklem bacaklıların, solungaç yerine özel bir soluk borusu taşıyan takımı.
KELİMELEŞME
Kelimeleşmek durumu.
BAŞHEYKELİ
(Heykel) Heykel sanatında başı, göğsü, kimi zamanda omuzları içine alan heykel çeşidi.
BOYHEYKELİ
(Heykel) Ayakta dikili insan heykeli.
TEKELİÖREN
İçel ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TEKELİIŞIKLAR
Manisa şehrinde, Soma ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
PANCARDİKELİ
İki uzun dişli demir bir baş ile uzun bir ağaç saptan yapılan toprağın altındaki pancarı çıkarmakta kullanılan araç. (Kırklareli).
EŞDEĞİŞKELİ
(bağlanım çözümlemesi) Bir bağlanım denkleminde, her bir gözlem için elde edilen yanılgı terimlerine ilişkin değişkelerin eşit olduğu durum.
KELİBİŞLER
Kahramanmaraş ili, Narlı bucağına bağlı bir bölge.
KELİMEİŞEHADET
İslam'ın beş şartından biri olan ve "Tanıklık ederim ki Tanrı'dan başka ilah yoktur ve Muhammed onun kulu ve peygamberidir." anlamındaki söz.
KELİSMAİLUŞAĞI
Kırşehir ilinde, Akpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde KELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKABE
Tehlikeli, sarp ve zor geçit.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ALINTI
Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
BAĞLAÇ
Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.
ANAGRAM
Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
BADİRE
Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AZMAK
Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
BAŞKAFİYE
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.