İçinde KELİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "keli" olan, toplam 85 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu keli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KELİSMAİLUŞAĞI, KELİMEİŞEHADET

13 harfli kelimeler

TEKELİIŞIKLAR

12 harfli kelimeler

PANCARDİKELİ, KELİMELEŞMEK, ÇÖKELİKKIŞLA

11 harfli kelimeler

EŞDEĞİŞKELİ, KELİMELEŞME

10 harfli kelimeler

KELİBİŞLER, TEKELİOĞLU, TEKELİÖREN, BOYHEYKELİ, BAŞHEYKELİ, KARATEKELİ, TRAKELİLER

9 harfli kelimeler

KELİBİBİK, FRENKELİA, TEVEKKELİ, TEHLİKELİ, KELİŞAFRA, KESİKKELİ, TEKELİLER, KERRAKELİ, KELİMESİZ, TEREKELİK

8 harfli kelimeler

KELİNCİK, SÜREKELİ, TAŞKELİK, KELİKMEK, KELİKLER, TELİKELİ, TRAKELİS, HAREKELİ, SİRKELİK

7 harfli kelimeler

SİRKELİ, ÇEKELİK, AŞIKELİ, KELİSER, HANKELİ, KELİŞÇİ, KELİYİP, NİKELİN, NUKELİS, TAKKELİ, SÖYKELİ, MASKELİ, KELİFİT, KEKELİK, TIRKELİ, BÖKELİK, TÜRKELİ, YEKELİK, YETKELİ, ÇÖKELİM, IŞIKELİ, İSKELİÇ, İSKELİT, KELİBAR, ÇÜKELİK, KELİBİK, KELİMEK, KELİCİK, KELİKCİ, KELİKÇİ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

KELİCİ, ŞİKELİ, ÖKELİK, ÖFKELİ, TEKELİ, LEKELİ, KELİME, DÜKELİ, TÖKELİ

5 harfli kelimeler

KELİM, KELİN, KELİP, KELİK, KELİF, KELİT, KELİZ

4 harfli kelimeler

KELİ

Bazı kelimelerin anlamları

KELİ

Taş ve toprak yığarak yapılan bağ, bahçe ve tarlaların sınırı. Dağ ve tepelerin eteği. Dağ ve tepenin en yüksek noktası. Taşlı, verimsiz tarla. Aşı yapmak için alınan filiz. Yurt. Tarla sınırı. Sebze karığının kenarı (Çayağzı). Çok yüksek olmayan tepe.

ÇÖKELİKKIŞLA

Tokat şehrinde, Gökdere bucağına bağlı bir bölge.

KELİMELEŞMEK

Kelime durumuna, söz varlığı hâline gelmek, söze dönüşmek.

TEKELİOĞLU

Manisa kenti, Adala nahiyesine bağlı bir bölge.

KARATEKELİ

İzmir şehrinde, Kınık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

TRAKELİLER

Eklem bacaklıların, solungaç yerine özel bir soluk borusu taşıyan takımı.

KELİMELEŞME

Kelimeleşmek durumu.

BAŞHEYKELİ

(Heykel) Heykel sanatında başı, göğsü, kimi zamanda omuzları içine alan heykel çeşidi.

BOYHEYKELİ

(Heykel) Ayakta dikili insan heykeli.

TEKELİÖREN

İçel ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TEKELİIŞIKLAR

Manisa şehrinde, Soma ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

PANCARDİKELİ

İki uzun dişli demir bir baş ile uzun bir ağaç saptan yapılan toprağın altındaki pancarı çıkarmakta kullanılan araç. (Kırklareli).

EŞDEĞİŞKELİ

(bağlanım çözümlemesi) Bir bağlanım denkleminde, her bir gözlem için elde edilen yanılgı terimlerine ilişkin değişkelerin eşit olduğu durum.

KELİBİŞLER

Kahramanmaraş ili, Narlı bucağına bağlı bir bölge.

KELİMEİŞEHADET

İslam'ın beş şartından biri olan ve "Tanıklık ederim ki Tanrı'dan başka ilah yoktur ve Muhammed onun kulu ve peygamberidir." anlamındaki söz.

KELİSMAİLUŞAĞI

Kırşehir ilinde, Akpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında KELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKABE

Tehlikeli, sarp ve zor geçit.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

ALINTI

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas. Başka bir dilden alınmış kelime.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

BAĞLAÇ

Eş görevli kelimeleri veya önermeleri birbirine bağlayan kelime türü, rabıt, rabıt edatı: Ve, ya, veya, ya da birer bağlaçtır.

ANAGRAM

Bir kelimedeki harflerin yerleri değiştirilerek elde edilen kelime.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

BADİRE

Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.

ANLAM

Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AMMA

Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.

BAŞKAFİYE

Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak.