Kelimeler arşivi içinde; başında "keleme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. keleme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu keleme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde keleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KELEME
Sürülmeden bırakılmış (tarla). Bakımsız bırakılmış (bağ ya da bahçe).
KELEMEKEŞİR
Kırlarda biten ve çorbaya konulan bir çeşit bitki.
KELEMELİK
Sürülmeden bırakılmış tarla.
Bu bölümde tanımı içerisinde KELEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEKELEYİŞ
Kekeleme işi.
TENEKELEME
Tenekelemek işi.
TEKLEMEK
Sık fideleri seyrekleştirmek. Tabanca bozulup tutukluk yapmak. Motorda pistonun biri çalışmamak. Kalp düzenli çalışmamak. Kekelemek.
SİLKELEME
Silkelemek işi.
FİSKELEME
Fiskelemek işi.
ÇEKELEME
Çekelemek işi.
KEKELEME
Kekelemek işi.
ÇIRKMAK
Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.
SİLKELENMEK
Silkeleme işine konu olmak. Ani bir hareket yaparak vücudu sarsılmak, silkinmek. Elenmek.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
SİLKELEYİŞ
Silkeleme işi.
LEKELEME
Lekelemek işi. Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme.
KİRLETMEK
Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.
ÇIRPAKLAMAK
Hafif vurmak veya dövmek: Hoca bu çocuğu çırpakladı. Sopayla ağacı silkelemek.
MASKELEME
Maskelemek işi.
MASKELENMEK
Maskeleme işi yapılmak veya maskeleme işine konu olmak. Gerçek görünüşünü saklamak, gizlemek.
MÜREKKEPLEMEK
Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.
PARKELEME
Parkelemek işi.
SİKKELEME
Sikkelemek işi.