KEDER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "keder" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. keder ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu keder ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde keder olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KEDERLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

KEDERLENDİRME

11 harfli kelimeler

KEDERLENMEK, KEDERSİZLİK

10 harfli kelimeler

KEDERLEMEK, KEDERLENİŞ, KEDERLENME

8 harfli kelimeler

KEDERSİZ

7 harfli kelimeler

KEDERET, KEDERİÇ, KEDERLİ

6 harfli kelimeler

KEDERE, KEDERİ

5 harfli kelimeler

KEDER

Bazı kelimelerin anlamları

KEDER

Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.

KEDERLENDİRME

Kederlendirmek işi.

KEDERLEMEK

Engel olmak, engellemek.

KEDERLENİŞ

Kederlenme işi.

KEDERLİ

Acılı, üzüntülü, mükedder.

KEDERE

Cılız, sıska.

KEDERİ

Kadar : Senin kederi yalancı görmedim.

KEDERLENME

Kederlenmek işi.

KEDERLENDİRMEK

Keder, üzüntü duymasına yol açmak, acı vermek.

KEDERSİZLİK

Kedersiz olma durumu.

KEDERSİZ

Acısız, üzüntüsüz.

KEDERLENMEK

Kederli olmak, üzülmek, tasalanmak, mükedder olmak.

KEDERİÇ

Yağ konulan kap.

KEDERET

Engel.

  -   -   -  

Anlamında KEDER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEDER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

GAİLE

Sıkıntı, dert, keder, üzüntü. İstenmeyen durum, baş belası. Uğraştırıcı iş, çekilmesi zor yük.

ELEMSİZ

Elemi, üzüntüsü, kederi olmayan.

ELEMLİ

Üzüntülü, kederli.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

UYUTMAK

Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek. Acı, keder vb.ni hafifletmek. Aldatmak, kandırmak. İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.

ŞİKESTE

Kırılmış, kırık. Gücenmiş, kırgın, kederli. Yenilmiş, yenik düşmüş.

KARARMAK

Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.

KAHIRLANMAK

Çok ve için için üzülmek, kederlenmek.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

BULUTLANMAK

Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.

ELEM

Acı, üzüntü, dert, keder.

BELİYE

Felaket, keder, tasa.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

İNKIBAZ

Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

YOLUNMAK

Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.

HÜZÜN

Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı.

KOYUNTU

Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.