İçinde KEDER geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "keder" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde keder bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu keder ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında keder olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KEDERLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

KEDERLENDİRME

11 harfli kelimeler

KEDERLENMEK, KEDERSİZLİK

10 harfli kelimeler

KEDERLENİŞ, TEKEDERESİ, KEDERLENME, KEYFEKEDER, KEDERLEMEK

9 harfli kelimeler

TEKKEDERE

8 harfli kelimeler

İLAKEDER, KEDERSİZ

7 harfli kelimeler

KEDERİÇ, KEDERET, KEDERLİ

6 harfli kelimeler

KEDERİ, KEDERE

5 harfli kelimeler

KEDER

Bazı kelimelerin anlamları

KEDER

Acı, üzüntü, dert, sıkıntı, ızdırap, tasa.

KEDERLENDİRMEK

Keder, üzüntü duymasına yol açmak, acı vermek.

KEDERLENİŞ

Kederlenme işi.

TEKKEDERE

Bolu ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir şehri, Zeytindağ bucağına bağlı bir bölge.

KEDERLEMEK

Engel olmak, engellemek.

KEYFEKEDER

Pek üzerinde durulmayan, önem verilmeyen.

KEDERET

Engel.

KEDERLENME

Kederlenmek işi.

KEDERLENDİRME

Kederlendirmek işi.

İLAKEDER

Alakadar.

KEDERLENMEK

Kederli olmak, üzülmek, tasalanmak, mükedder olmak.

TEKEDERESİ

Erzurum şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Malatya ili, Tepehan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KEDERSİZLİK

Kedersiz olma durumu.

KEDERİÇ

Yağ konulan kap.

KEDERLİ

Acılı, üzüntülü, mükedder.

KEDERSİZ

Acısız, üzüntüsüz.

  -   -   -  

Anlamında KEDER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEDER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ELEM

Acı, üzüntü, dert, keder.

İNKIBAZ

Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.

UYUTMAK

Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek. Acı, keder vb.ni hafifletmek. Aldatmak, kandırmak. İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.

ŞİKESTE

Kırılmış, kırık. Gücenmiş, kırgın, kederli. Yenilmiş, yenik düşmüş.

YOLUNMAK

Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.

ELEMSİZ

Elemi, üzüntüsü, kederi olmayan.

ACILIK

Acı olma durumu. Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık.

BULUTLANMAK

Bulutlarla kaplanmak. Kederlenmek, hüzünlenmek.

KOYUNTU

Sıkıntı, üzüntü, keder. Sopa, baston koymaya yarayan yer.

BELİYE

Felaket, keder, tasa.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

KAHIRLANMAK

Çok ve için için üzülmek, kederlenmek.

ELEMLİ

Üzüntülü, kederli.

GAİLE

Sıkıntı, dert, keder, üzüntü. İstenmeyen durum, baş belası. Uğraştırıcı iş, çekilmesi zor yük.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

KARARMAK

Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.

HÜZÜN

Gönül üzgünlüğü, gam, keder, sıkıntı.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.