KAZ ile başlayan 5 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kaz" olan, 5 harfli toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. kaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Sözcüklerin anlamı için kelime üzerindeki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KAZİK

Küçük kazan. Yağ tavası. Büyük palamut.

KAZVE

Çamaşır sepeti.

KAZAN

Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

KAZOS

Fransızca kökenli gazeuse: gazoz.

KAZIĞ

Rende.

KAZAP

Önlük.

KAZAK

Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi. Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek, kılıbık karşıtı. Rusya'da ve İran'da ayrı bir sınıf oluşturan atlı asker. Jokeylerin giydiği, göz alıcı renklerde bir ceket türü. Güney Rusya'da yaşayan Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse. Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.

KAZİL

Kıldan bükülmüş çuval dikmekte kullanılan ip, sicim. Keçi kılından yapılmış ip.

KAZUK

Kazık.

KAZIK

Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç. İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş. Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça. Direk, sopa. Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası. Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun. Çok zor (soru, sınav vb.). Aldatma.

KAZLI

Ağrı ili, Murat bucağına bağlı bir yer.

KAZAİ

yargısal.~ rüşd: yargısal erginlik.

KAZAL

Sonbaharda dökülen yapraklar, gazel. Mısırın sap ve yaprakları. Kapçık. Kesilmiş ve kurumuş yapraklı dal.

KAZIR

Nehirin ilk çıktığı yer, kaynak.

KAZIL

Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim.

KAZAV

Ciğer, yürek : Kazav yok ki herifte.

KAZEZ

İki yaşında dişi koyun.

KAZAĞ

Parkeleri kazımaya yarayan bir araç, sistire. Su kıyılarında biten ve yenilen bir çeşit ot. Rende.

KAZMA

Kazmak işi. Toprağı kazıp kaldırma, düzeltme vb. işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç. Kazılarak yapılmış. Kaba, görgüsüz (kimse).