Sonu KAVUR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kavur" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kavur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kavur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kavur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

ÇALKAVUR, KANKAVUR

5 harfli kelimeler

KAVUR

Bazı kelimelerin anlamları

KAVUR

Gâvur, kâfir.

ÇALKAVUR

Dolaşıp aramak.

KANKAVUR

Çocukların ayağına takılan çıngıraklı halka. Hayvanların boyunlarına takılan küçük çan, çıngırak.

  -   -   -  

Anlamında KAVUR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KAVURMA

Kavurmak işi. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et. Kavrulmuş olan.

BOZBAŞI

Çoban kavurma.

KAVRULMAK

Kavurma işi yapılmak. Hayatın acılarına uğramak. Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak.

BÖRTLETMEK

Az haşlamak. Kabartmak, yumuşatmak. İyice kavurmak, közlemek.

KEBAP

Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et. Kızartma, çevirme veya kavurma yoluyla hazırlanan her türlü yiyecek. Yanmış, yanık. Kavrulmuş, kızarmış.

TAHMİS

Divan edebiyatında bir gazelin her beytinin başına üç dize katılması durumu, beşleme. Kavrulmuş ve öğütülmüş kahve satan yer. Kahve vb. şeyleri kavurma.

KIYMA

Kıymak işi. Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.

BOZBAŞ

Kavurma et. Kavurmanın az kızarmış hali. Yahni. Söğüş. Tirit. Bir çeşit yemek. Yiğit delikanlı.

KAVURMALI

İçinde kavurma bulunan.

AKPAKLAK

Beyaz kabarcıklı yanık: Ahmedin eli akpaklak olmuş. Patlamış mısır: Mısırı kavurunca akpaklak oldu.

KAVURTMAK

Kavurma işini yaptırmak.

KAVURUŞ

Kavurma işi.

SIZGIT

Kavrulmuş et, kavurma.

KAVURTMA

Kavurtmak işi.

CENTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

BÖKTÜRMEK

Eti biraz kavurmak.

ETLİK

Kış için etinden kıyma, kavurma, pastırma ve sucuk yapılmış olan semiz hayvan. Buzdolabında et koymak için ayrılmış yer.

FİRİK

Olgunlaşmak üzere olan tahıl. Çerez olarak yenen tahıl kavurgası.

KAVURMACI

Kavurma yapan veya satan kimse.

CIZDATMAH

Soğanın sertliği kayboluncaya kadar yağ içinde kavurmak.