KAVRA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kavra" olan, toplam 42 adet kelime bulunmaktadır. kavra ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kavra ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kavra olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KAVRAMLAŞTIRMAK

14 harfli kelimeler

KAVRAYIŞSIZLIK, KAVRAMLAŞTIRMA

13 harfli kelimeler

KAVRAYIVERMEK, KAVRAYIŞSIZCA, KAVRAYIŞLILIK, KAVRAYABİLMEK, KAVRATABİLMEK

12 harfli kelimeler

KAVRAYIVERME, KAVRAYABİLME, KAVRATABİLME, KAVRAMLAŞMAK

11 harfli kelimeler

KAVRANILMAZ, KAVRAYIŞSIZ, KAVRANILMAK, KAVRAKLAMAK, KAVRAMCILIK, KAVRALANMAK, KAVRAMLAŞMA

10 harfli kelimeler

KAVRANILMA, KAVRALAMAK, KAVRAYIŞLI

9 harfli kelimeler

KAVRAMSAL, KAVRANGOZ, KAVRANMAK, KAVRARLIK, KAVRAŞMAK, KAVRATMAK

8 harfli kelimeler

KAVRATIM, KAVRAYIŞ, KAVRAYIM, KAVRATMA, KAVRAMAK, KAVRAMCI, KAVRANMA

7 harfli kelimeler

KAVRAMA

6 harfli kelimeler

KAVRAM, KAVRAN, KAVRAK, KAVRAH, KAVRAÇ

5 harfli kelimeler

KAVRA

Bazı kelimelerin anlamları

KAVRA

Büyük eğe.

KAVRAYIŞSIZCA

Kavrayış olmaksızın.

KAVRANILMAK

Kavranmak.

KAVRAYABİLME

Kavrayabilmek işi.

KAVRANILMAZ

Zihinde oluşturulamayan veya oluşturulabildiği hâlde gerçekten böyle bir şeyin var olması akla sığmayan.

KAVRAYIVERMEK

Çabucak kavramak.

KAVRATABİLMEK

Kavratma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAVRAMLAŞTIRMA

Kavramlaştırmak işi. Nesne ve olayların algılanan temel öğelerini, örgütleyerek kavram haline getirme.

KAVRAYABİLMEK

Kavrama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAVRAMLAŞMAK

Kavram durumuna gelmek.

KAVRAYIŞSIZLIK

Kavrayışsız olma durumu.

KAVRAYIŞSIZ

Kavrayışı olmayan.

KAVRAMLAŞTIRMAK

Kavram durumuna getirmek.

KAVRAYIVERME

Kavrayıvermek işi.

KAVRAYIŞLILIK

Kavrayışlı olma durumu.

KAVRATABİLME

Kavratabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında KAVRA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAVRA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

BELİRTKE

Soyut bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, amblem. Gösterge. Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin tümü.

ANLAMAZLIK

Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.

AKIL

Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.

BARINMAK

Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.

ALEGORİ

Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.

BELAGAT

İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik. Bir şeyde gizli olan derin anlam. Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

BEŞİK

Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.

ALTLAMAK

Özel diye alınan bir şeye, genel bir kavramın altında yer vermek.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

BELİRLENİM

Belirli duruma gelme işi. Bir kavramın anlamının, içeriğinin, yapısının veya sınırlarının tam olarak belirlenmesi işi, gerektirim, determinasyon.

BİLGİ

İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

AVUÇLAMAK

Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

BELİRLEMEK

Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

ALGILAMAK

Bir olayı veya bir nesnenin varlığını duyu organlarıyla kavramak, idrak etmek.