Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kar" olan, toplam 181 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜRDİLİHİCAZKAR
DALDIRÇIKAR, MUHAFAZAKAR, MÜSAMAHAKAR, PERESTİŞKAR
BEYAZSOKAR, ESMERSOKAR, FAZİLETKAR, HUSUMETKAR, İHTİYATKAR, İLTİFATKAR, NÜMAYİŞKAR, SİTAYİŞKAR, TAŞLIBAKAR, TECAVÜZKAR
AYNABAKAR, AHARBAKAR, ALTINAKAR, GÜMÜŞAKAR, HİZMETKAR, HÜRMETKAR, İNERÇIKAR, KANAATKAR, PERHİZKAR, RİAYETKAR, SANDIKKAR, TAHRİPKAR, TAKDİRKAR, TATMİNKAR, TEHDİTKAR, TEŞVİKKAR, TEZYİFKAR, ZANAATKAR, ZERRİNKAR
BESTEKAR, CİLVEKAR, CÜRETKAR, DAVETKAR, İSTİHKAR, MÜSTAKAR, ZÜLFİKAR, ALABAKAR, DİLŞİKAR, EFSUNKAR, FÜSUNKAR, GARAZKAR, GOLASKAR, GÜNAHKAR, HALASKAR, HAMURKAR, HEVESKAR, HIZMAKAR, HİCAZKAR, HULUSKAR, İHMALKAR, İSYANKAR, İTAATKAR, KALEMKAR, KİMYAKAR, KORBAKAR, LÜTUFKAR, MAKASKAR, MUVAKKAR, NAMUSKAR, Devamını Oku »»
AZİMKAR, CEFAKAR, MUSİKAR, PERUKAR, TRUAKAR, ÇİÇİKAR, EHDİKAR, FEDAKAR, FUŞUKAR, GÜRAKAR, HİLEKAR, İHTİKAR, İSTİKAR, İŞVEKAR, NABEKAR, NALEKAR, ODYAKAR, PİŞEKAR, POLAKAR, RİYAKAR, SAMAKAR, SAPAKAR, ŞİVEKAR, VEFAKAR
AŞİKAR, BALKAR, BROKAR, ÇALKAR, KIRKAR, KOÇKAR, OTOKAR, AŞIKAR, BUZKAR, CÜTKAR, ÇAFKAR, ÇIVKAR, DASKAR, FISKAR, HASKAR, HILKAR, HÜNKAR, İÇAKAR, KAÇKAR, KALKAR, KARKAR, KASKAR, KISKAR, KİNKAR, LAVKAR, MALKAR, ÖTÜKAR, PAÇKAR, SAZKAR, ŞAŞKAR, Devamını Oku »»
BEKAR, ÇAKAR, ÇIKAR, DEKAR, SAKAR, VAKAR, AKKAR, AŞKAR, BAKAR, BİKAR, CAKAR, EFKAR, ESKAR, HAKAR, HUKAR, ISKAR, IVKAR, İNKAR, JAKAR, KOKAR, KUKAR, OSKAR, ÖZKAR, ŞAKAR, ŞEKAR, ŞİKAR, TOKAR, YAKAR, ZAKAR
AKAR, OKAR, SKAR
KAR
KAR
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.
TAŞLIBAKAR
Kilis ilinde, Elbeyli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MÜSAMAHAKAR
Hoşgörülü.
PERESTİŞKAR
Tapınan. Delicesine seven.
TECAVÜZKAR
Saldırgan, saldırıcı.
İHTİYATKAR
İhtiyatlı.
BEYAZSOKAR
Boyları 40 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz'de dağılım gösteren, vücudu yanlardan iyice basık ve yüzgeçlerdeki bütün diken ışınları zehirli, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
FAZİLETKAR
Erdemli.
MUHAFAZAKAR
Tutucu.
HUSUMETKAR
Düşmanlık besleyen, kin güden kişi. Düşmanca.
DALDIRÇIKAR
Balıkların geçeceği dar yerlere konulan bir çeşit balık ağı.
ESMERSOKAR
Boyları 30 cm olabilen, Güney Ege Denizi ve Akdeniz'de dağılım gösteren, vücudu yanlardan iyice basık ve yüzgeçlerdeki bütün diken ışınları zehirli, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
KÜRDİLİHİCAZKAR
Klasik Türk müziğinde, rast perdesinde bir makam.
SİTAYİŞKAR
Övücü, öven.
İLTİFATKAR
Güler yüz gösteren, hoş davranan, mültefit.
NÜMAYİŞKAR
Gösteri ile, gösteriş ile ilgisi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
AÇGÖZLÜ
Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.