Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kanıl" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kanıl ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kanıl olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kanıl olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KANIL
KANIL
Örf, yöntem, yol.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KARŞITLAM
Sanat yapıtında, yerleşmiş kanılara karşıt düşen, kimi zaman da şaşırtmaca amacı günden duygu ve düşünce. Karşıt düşünceleri bir arada kullanma sanatı, ör. "Kederimin artması için sevinmek isterim; bunu kimseye anlatmam." (A.Hamit Tarhan).
SOĞUKLUK
Soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet. Kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması. Yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler. Soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik. Hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer. Cinsel istek duymama durumu. Sevimsiz olma durumu, antipati.
UYUŞABİLİRLİK
Görüş ve kanılar arasındaki bağdaşabilir yakınlık.
SICAKLIK
Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.
KISKANILMA
Kıskanılmak işi.
BİHERİ
Ocak. Hamamlarda yıkanılacak özel oda. Baca.
ÇÜMÜK
Yıkanılan yer, banyo.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
UYUŞAMAZLIK
Görüş ve kanılar arasındaki bağdaşamaz ayrılık.
DOGMATİK
Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi), inaksal. Felsefe ve din dogmalarının mantıksal ve sıralı bir yolla ortaya konuluşu.
HAMAM
Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer.
SALACA
Hasta, yaralı ya da ölü taşınan sedye. Tabut. Tutukevi. Ölü. Sedye. Hayvanın çektiği hasta sedyesi. Üstünde ölü yıkanılan kerevet. Sedye, tabut.
UYUŞMAMA
Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik.
FOLLADI
Eski evlerde içinde yıkanılan küçük bölme, gusulhane.
KANIT
Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.
YUNULMAK
Yıkanmak, yıkanılmak.
KÜVET
İçinde bazı şeyler veya el yıkanan kap. Banyoda içinde yıkanılan tekne.
GUSÜLHANE
Eski evlerde, içinde yıkanılabilir biçimde yapılmış küçük bölme.
SALACAK
Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir.
ÜN
Ön. Ağıl. Öğüt. Diken topluluğu, dikenlik. Ses. Ön (bk. ön). Şöhret. Herkesşe bilinme, tanınma durumu, san, şöhret, şan. İnsan sesi. Bireyin gerçekte ne olduğunun karşıtı olarak çevresindekilerin kanılarına uyan kimliği. Ses, yüksek ses, nida, avaz, sada. Şöhret, şan. Yüksek ses, ses.