Kelimeler arşivi içinde; başında "kantar" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. kantar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kantar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kantar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANTARONGİLLER
KANTARCILIK, KANTARLAMAK
KANTARKAYA, KANTARKİLE, KANTARKULU, KANTARLAMA, KANTARTOPU
KANTARİYE, KANTARLIK
KANTARCI, KANTARLI, KANTARMA, KANTARON
KANTARA
KANTAR
KANTAR
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.
KANTARLIK
Kantar ölçüsünde olan.
KANTARKULU
Yeniçerilerde eski odalardaki seğirdim usta ve çavuşlarına verilen ad.
KANTARCI
Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.
KANTARON
Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).
KANTARKİLE
Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.
KANTARA
Taş kemer.
KANTARLAMAK
Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.
KANTARMA
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.
KANTARİYE
Çarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi.
KANTARLI
Çok ağır.
KANTARONGİLLER
Yaprakları karşılıklı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik, taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik, ovaryum üst durumlu, birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde yedi cins ve 24 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Gentiyangiller.
KANTARKAYA
Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KANTARCILIK
Kantarcının yaptığı iş.
KANTARTOPU
Küçük, tatlı kavun.
KANTARLAMA
Kantarlamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANTAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARTI
Eritilen yağın dibine çöken kısım, tortu. Harmanda sapları indirmeye, yaymaya yarayan ucu çatallı uzun ağaç, dirgen. Hasır dokunan tezgâhta otları sıkıştırmaya yarayan ağaç. Beyaz ya da renkli baş örtüsü. İp, urgan. Tartı, ölçü, ağırlık. Terazi, kantar ve benzerleri ağırlık ölçme aletleri.
KANTİYANE
Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana).
SITMAOTU
Bileşikgillerden, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki, kantaron, erythrae a. centaurium (em yapımında kullanılır).
EPİCAUTA
Meloidae ailesinde bulunan, kantaridin salgılayarak geviş getiren hayvanlarda kantaridin zehirlenmesine neden olan Epicauta pennsylvanica, E. vittata, E. cinerea, E. tormentosa ve E. sapphirina türleri olan böcekler.
VELENCE
El kantarı.
ACIDAMAK
Atların ağzına vurulan gem, kantarma. Gem'in at ağzına gelen yuvarlak demir kısmı. (Köprü Şarkikaraağaç Senirkent Isparta; Güllüce Gümüşhacıköy Amasya; Yenikent Aksaray Niğde).
BASKÜL
Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.
KIRVANKA
Kantar, tartı : Kırvankayı getir yünü tartalım.
YÜĞEN
Kantarma, at başlığı. Dizgin, gem.
YÜEN
Kantarma, at başlığı.
GENTİYAN
Kantarongiller (Gentianaceae) familyasından, rizomlu, sarı çiçekli, çok yıllık otsu bir bitki. Jansiyan.
KIZILKANTARON
Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan, 10-50 santimetre yüksekliğinde, kırmızı çiçekli, karşılıklı yapraklı, sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan, iki yıllık otsu bir bitki (Eryhraea centaurium).
ACIMIK
Mavikantaron.
GANDARA
Su deposu. Beşik kolu: Beşik gandarasız kullanılamaz. Arapça kökenli kantara: değirmen oluğunun üstbaşı.
MELOİDAE
Kurumuş gövdeleri insan derisiyle temas ettiğinde deride su toplanmasına neden olan, bazen irritan olarak kullanılan Epicauta, Lytta (kantaridin içerir) Paederus (pederin içerir) Psalydolytta ve Sessinia cinslerine sahip kabarcık oluşturan böcek ailesi.
KAPAN
Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.
SULAHLIH
1.Su içtikten sonra hayvanlara verilen yem. 2.Azılı atları zaptetmek için ağızlarına verilen demir araç, kantarma. Bebeği kurulamakta kullanılan bez.
BELEMİR
Mavikantaron.