KANTAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kantar" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. kantar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kantar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kantar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KANTARONGİLLER

11 harfli kelimeler

KANTARCILIK, KANTARLAMAK

10 harfli kelimeler

KANTARKAYA, KANTARKİLE, KANTARKULU, KANTARLAMA, KANTARTOPU

9 harfli kelimeler

KANTARİYE, KANTARLIK

8 harfli kelimeler

KANTARCI, KANTARLI, KANTARMA, KANTARON

7 harfli kelimeler

KANTARA

6 harfli kelimeler

KANTAR

Bazı kelimelerin anlamları

KANTAR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.

KANTARMA

Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.

KANTARCI

Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.

KANTARLAMA

Kantarlamak işi.

KANTARTOPU

Küçük, tatlı kavun.

KANTARKAYA

Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KANTARLAMAK

Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.

KANTARA

Taş kemer.

KANTARKİLE

Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.

KANTARON

Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).

KANTARLI

Çok ağır.

KANTARCILIK

Kantarcının yaptığı iş.

KANTARLIK

Kantar ölçüsünde olan.

KANTARONGİLLER

Yaprakları karşılıklı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik, taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik, ovaryum üst durumlu, birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde yedi cins ve 24 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Gentiyangiller.

KANTARİYE

Çarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi.

KANTARKULU

Yeniçerilerde eski odalardaki seğirdim usta ve çavuşlarına verilen ad.

  -   -   -  

Anlamında KANTAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANTAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YÜĞEN

Kantarma, at başlığı. Dizgin, gem.

YÜEN

Kantarma, at başlığı.

EPİCAUTA

Meloidae ailesinde bulunan, kantaridin salgılayarak geviş getiren hayvanlarda kantaridin zehirlenmesine neden olan Epicauta pennsylvanica, E. vittata, E. cinerea, E. tormentosa ve E. sapphirina türleri olan böcekler.

KIZILKANTARON

Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan, 10-50 santimetre yüksekliğinde, kırmızı çiçekli, karşılıklı yapraklı, sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan, iki yıllık otsu bir bitki (Eryhraea centaurium).

MELOİDAE

Kurumuş gövdeleri insan derisiyle temas ettiğinde deride su toplanmasına neden olan, bazen irritan olarak kullanılan Epicauta, Lytta (kantaridin içerir) Paederus (pederin içerir) Psalydolytta ve Sessinia cinslerine sahip kabarcık oluşturan böcek ailesi.

ACIMIK

Mavikantaron.

SITMAOTU

Bileşikgillerden, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki, kantaron, erythrae a. centaurium (em yapımında kullanılır).

SULAHLIH

1.Su içtikten sonra hayvanlara verilen yem. 2.Azılı atları zaptetmek için ağızlarına verilen demir araç, kantarma. Bebeği kurulamakta kullanılan bez.

BELEMİR

Mavikantaron.

KANTİYANE

Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana).

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

BASKÜL

Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

GENTİYAN

Kantarongiller (Gentianaceae) familyasından, rizomlu, sarı çiçekli, çok yıllık otsu bir bitki. Jansiyan.

ACIDAMAK

Atların ağzına vurulan gem, kantarma. Gem'in at ağzına gelen yuvarlak demir kısmı. (Köprü Şarkikaraağaç Senirkent Isparta; Güllüce Gümüşhacıköy Amasya; Yenikent Aksaray Niğde).

DARTI

Eritilen yağın dibine çöken kısım, tortu. Harmanda sapları indirmeye, yaymaya yarayan ucu çatallı uzun ağaç, dirgen. Hasır dokunan tezgâhta otları sıkıştırmaya yarayan ağaç. Beyaz ya da renkli baş örtüsü. İp, urgan. Tartı, ölçü, ağırlık. Terazi, kantar ve benzerleri ağırlık ölçme aletleri.

GANDARA

Su deposu. Beşik kolu: Beşik gandarasız kullanılamaz. Arapça kökenli kantara: değirmen oluğunun üstbaşı.

VELENCE

El kantarı.

KIRVANKA

Kantar, tartı : Kırvankayı getir yünü tartalım.