İçinde KANTAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kantar" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kantar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kantar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kantar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KANTARONGİLLER

13 harfli kelimeler

KIZILKANTARON

12 harfli kelimeler

MAVİKANTARON

11 harfli kelimeler

KANTARCILIK, KANTARLAMAK, DÜZKANTARMA

10 harfli kelimeler

KANTARTOPU, KANTARLAMA, KANTARKULU, KANTARKİLE, KANTARKAYA

9 harfli kelimeler

KANTARLIK, KANTARİYE

8 harfli kelimeler

KANTARON, KANTARMA, KANTARLI, KANTARCI

7 harfli kelimeler

KANTARA

6 harfli kelimeler

KANTAR

Bazı kelimelerin anlamları

KANTAR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. 56,452 kilogram ağırlığında veya kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. Baskül. Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aleti, el kantarı.

DÜZKANTARMA

Araba atı başlığının demir kısmı. (Senirkent Isparta).

KIZILKANTARON

Kızılkantarongillerin örnek bitkisi olan, 10-50 santimetre yüksekliğinde, kırmızı çiçekli, karşılıklı yapraklı, sap ve yaprakları hekimlikte kullanılan, iki yıllık otsu bir bitki (Eryhraea centaurium).

KANTARLAMAK

Kantarla ağırlığını ölçmek. Düşünüp taşınmak. Birini denemek, sınamak.

KANTARİYE

Çarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi.

KANTARMA

Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç.

MAVİKANTARON

Birleşikgillerden, baharda buğday tarlalarında mor renkli çiçekler açan bir bitki, belemir, peygamber çiçeği, acımık (Centaurea cyanus).

KANTARLAMA

Kantarlamak işi.

KANTARLIK

Kantar ölçüsünde olan.

KANTARTOPU

Küçük, tatlı kavun.

KANTARKİLE

Avcıların tüfeğe barut koyma işinde kullandıkları bir ölçek.

KANTARON

Kızılkantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki (Gentiana lutea). Birleşikgillerden, sarı, mavi, kırmızı çiçekli türleri bulunan otsu bir bitki (Centaurea).

KANTARKULU

Yeniçerilerde eski odalardaki seğirdim usta ve çavuşlarına verilen ad.

KANTARCILIK

Kantarcının yaptığı iş.

KANTARKAYA

Bingöl kenti, Karlıova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KANTARONGİLLER

Yaprakları karşılıklı, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları 4-5 tane olup birleşik, taç yaprakları 4-12 tane ve birleşik, ovaryum üst durumlu, birleşme yerinden açılan kapsül tipi meyveleri olan, ülkemizde yedi cins ve 24 türle temsil edilen, bir, iki ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler. Gentiyangiller.

  -   -   -  

Anlamında KANTAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANTAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GENTİYAN

Kantarongiller (Gentianaceae) familyasından, rizomlu, sarı çiçekli, çok yıllık otsu bir bitki. Jansiyan.

BELEMİR

Mavikantaron.

GANDARA

Su deposu. Beşik kolu: Beşik gandarasız kullanılamaz. Arapça kökenli kantara: değirmen oluğunun üstbaşı.

ACIMIK

Mavikantaron.

MELOİDAE

Kurumuş gövdeleri insan derisiyle temas ettiğinde deride su toplanmasına neden olan, bazen irritan olarak kullanılan Epicauta, Lytta (kantaridin içerir) Paederus (pederin içerir) Psalydolytta ve Sessinia cinslerine sahip kabarcık oluşturan böcek ailesi.

YÜĞEN

Kantarma, at başlığı. Dizgin, gem.

EPİCAUTA

Meloidae ailesinde bulunan, kantaridin salgılayarak geviş getiren hayvanlarda kantaridin zehirlenmesine neden olan Epicauta pennsylvanica, E. vittata, E. cinerea, E. tormentosa ve E. sapphirina türleri olan böcekler.

KANTARCI

Kantar yapıp satan kimse. Kantarda tartan kimse. Çarşıya, pazara getirilen şeyleri tartıp vergisini toplayan görevli.

SULAHLIH

1.Su içtikten sonra hayvanlara verilen yem. 2.Azılı atları zaptetmek için ağızlarına verilen demir araç, kantarma. Bebeği kurulamakta kullanılan bez.

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

ACIDAMAK

Atların ağzına vurulan gem, kantarma. Gem'in at ağzına gelen yuvarlak demir kısmı. (Köprü Şarkikaraağaç Senirkent Isparta; Güllüce Gümüşhacıköy Amasya; Yenikent Aksaray Niğde).

YÜEN

Kantarma, at başlığı.

KANTİYANE

Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana).

BASKÜL

Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

DARTI

Eritilen yağın dibine çöken kısım, tortu. Harmanda sapları indirmeye, yaymaya yarayan ucu çatallı uzun ağaç, dirgen. Hasır dokunan tezgâhta otları sıkıştırmaya yarayan ağaç. Beyaz ya da renkli baş örtüsü. İp, urgan. Tartı, ölçü, ağırlık. Terazi, kantar ve benzerleri ağırlık ölçme aletleri.

KIRVANKA

Kantar, tartı : Kırvankayı getir yünü tartalım.

SITMAOTU

Bileşikgillerden, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki, kantaron, erythrae a. centaurium (em yapımında kullanılır).

VELENCE

El kantarı.