Kelimeler arşivi içinde; başında "kansız" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. kansız ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kansız ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kansız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KANSIZLAŞMAK
KANSIZLANMA, KANSIZLAŞMA
KANSIZLIK
KANSIZ
KANSIZ
Kanı olmayan. Duygusuz ve korkak. Kan dökmeden yapılan. Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.
KANSIZLAŞMA
Kansızlaşmak işi.
KANSIZLIK
Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi. Soysuzluk. Duygusuzluk, korkaklık.
KANSIZLANMA
İskemi.
KANSIZLAŞMAK
Kanı azalmak, kansız kalmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANSIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖGÜRTÜK
Kansız, zayıf.
LİZİN
İnsan besininde temel olan ve proteine katılan kutuplu, bazik bir amino asit, diaminokaproik asit. Beslenmede temel olan ve proteine katılan bazik bir aminoasit. Bütün proteinlerin esansiyel yapı bloku olarak genç hayvanlarda büyüme ve kemik gelişimi için gerekli, erginlerde kalsiyum emilimine yardımcı olan, eksikliğinde enerji eksikliği, kansızlık, büyümede gecikme ve cinsel fonksiyon bozuklukları oluşan, sembolü Lys ve K olan bazik ve esansiyel bir amino asit.
İSKEMİ
Sandalye. İskemle, sandalye. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.
KLOROZ
Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı, sarıcalık.
HOSLAK
Hastalıklı, kansız cansız kişi. Beceriksiz, tembel kişi. İşsiz adam.
FENOTİYAZİN
Duyarlı parazitlerde, süksinik oksidaz, kolinesteraz, heksozkinaz gibi bazı enzimlerin etkinliği engelleyerek etki gösteren, geviş getiren, tek tırnaklı, kanatlı ve tavşanlardaki iç parazitlere karşı etkili olan, kedi, köpek ve insanda kullanılmayan, şerit, kelebek ve strongylus larvalarını etkilemeyen, kullanıldığı hayvanlarda alyuvarların parçalanmasına ve kansızlığa neden olan ve genellikle tek dozda kullanılan parazit öldürücü ilk ilaçlardan biri.
GERTLEZ
Kansız, zayıf, soluk renkli kişi.
ILİ
Zayıf, kansız.
GADI
Solgun, kansız yüzlü kişi. Gelişememiş kısa boylu, çelimsiz (kimse). Çocukların deynekle oynadıkları bir oyun. Kadı.
ANEMİ
Kansızlık.
İNFARKTÜS
Yaşayan bir canlıda dokunun, trombüs veya emboliye bağlı olarak ve yerel kansızlık nedeniyle ölümü.
BESGE
Kansız, cansız kimse.
BAĞRSUK
Bağırsak. Yüzü kansız, ince yapılı kişi.
CİZLAK
Kansız.
GULABENİZ
Kansız, renksiz yüz.
ÖHNEZİMEK
Cansızlaşmak, kansızlaşmak. Sönmeye yüz tutmak : Ateş öhnezidi.
DIRDLAG
Hastalıklı, kansız cansız.
ANEMİK
Kansız.
KALAAZAR
Tatarcıkların bulaştırdığı kalaazar kamçılısından ileri gelen, kusma, üşüme, titreme, düzensiz ve sürekli ateş gibi belirtilerle ortaya çıkıp, dalakla birlikte karaciğerin de büyümesine, kansızlığa, zayıflığa yol açan sıcak ülkeler hastalığı; karahastalık. Tropik ve uzak doğu bölgelerinde görülen ve Leishmania donovani denen kamçılı bir hücreli bir hayvanın sebep olduğu bir hastalık.
ÇOLLU
Benzi sararmış, hastalıklı, kansız kişi.