Kelimeler arşivinde; içinde "kansız" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kansız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kansız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kansız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
İMKANSIZLAŞTIRMAK
İMKANSIZLAŞTIRMA
İMKANSIZLAŞMAK
İMKANSIZLAŞMA
KANSIZLAŞMAK
KANSIZLAŞMA, İMKANSIZLIK, KANSIZLANMA
CAMEKANSIZ, İMKANSIZCA
KANSIZLIK, SALKANSIZ
İMKANSIZ
KANSIZ
KANSIZ
Kanı olmayan. Duygusuz ve korkak. Kan dökmeden yapılan. Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.
İMKANSIZLAŞMA
Olanaksızlaşma.
İMKANSIZCA
İmkânsız bir biçimde.
İMKANSIZLAŞMAK
Olanaksızlaşmak.
İMKANSIZ
Olanaksız. olanaksız.
KANSIZLIK
Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi. Soysuzluk. Duygusuzluk, korkaklık.
CAMEKANSIZ
Camekânı olmayan.
KANSIZLANMA
İskemi.
KANSIZLAŞMAK
Kanı azalmak, kansız kalmak.
İMKANSIZLAŞTIRMAK
Olanaksızlaştırmak.
İMKANSIZLAŞTIRMA
Olanaksızlaştırmak işi.
İMKANSIZLIK
Olanaksızlık. olanaksızlık.
SALKANSIZ
Alık, uyuşuk kişi.
KANSIZLAŞMA
Kansızlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KANSIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LİZİN
İnsan besininde temel olan ve proteine katılan kutuplu, bazik bir amino asit, diaminokaproik asit. Beslenmede temel olan ve proteine katılan bazik bir aminoasit. Bütün proteinlerin esansiyel yapı bloku olarak genç hayvanlarda büyüme ve kemik gelişimi için gerekli, erginlerde kalsiyum emilimine yardımcı olan, eksikliğinde enerji eksikliği, kansızlık, büyümede gecikme ve cinsel fonksiyon bozuklukları oluşan, sembolü Lys ve K olan bazik ve esansiyel bir amino asit.
İNFARKTÜS
Yaşayan bir canlıda dokunun, trombüs veya emboliye bağlı olarak ve yerel kansızlık nedeniyle ölümü.
GERTLEZ
Kansız, zayıf, soluk renkli kişi.
KLOROZ
Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı, sarıcalık.
BAĞRSUK
Bağırsak. Yüzü kansız, ince yapılı kişi.
HOSLAK
Hastalıklı, kansız cansız kişi. Beceriksiz, tembel kişi. İşsiz adam.
ÇOLLU
Benzi sararmış, hastalıklı, kansız kişi.
BESGE
Kansız, cansız kimse.
GADI
Solgun, kansız yüzlü kişi. Gelişememiş kısa boylu, çelimsiz (kimse). Çocukların deynekle oynadıkları bir oyun. Kadı.
CİZLAK
Kansız.
KALAAZAR
Tatarcıkların bulaştırdığı kalaazar kamçılısından ileri gelen, kusma, üşüme, titreme, düzensiz ve sürekli ateş gibi belirtilerle ortaya çıkıp, dalakla birlikte karaciğerin de büyümesine, kansızlığa, zayıflığa yol açan sıcak ülkeler hastalığı; karahastalık. Tropik ve uzak doğu bölgelerinde görülen ve Leishmania donovani denen kamçılı bir hücreli bir hayvanın sebep olduğu bir hastalık.
FENOTİYAZİN
Duyarlı parazitlerde, süksinik oksidaz, kolinesteraz, heksozkinaz gibi bazı enzimlerin etkinliği engelleyerek etki gösteren, geviş getiren, tek tırnaklı, kanatlı ve tavşanlardaki iç parazitlere karşı etkili olan, kedi, köpek ve insanda kullanılmayan, şerit, kelebek ve strongylus larvalarını etkilemeyen, kullanıldığı hayvanlarda alyuvarların parçalanmasına ve kansızlığa neden olan ve genellikle tek dozda kullanılan parazit öldürücü ilk ilaçlardan biri.
ANEMİ
Kansızlık.
ANEMİK
Kansız.
ÖHNEZİMEK
Cansızlaşmak, kansızlaşmak. Sönmeye yüz tutmak : Ateş öhnezidi.
ILİ
Zayıf, kansız.
DIRDLAG
Hastalıklı, kansız cansız.
BÖGÜRTÜK
Kansız, zayıf.
GULABENİZ
Kansız, renksiz yüz.
İSKEMİ
Sandalye. İskemle, sandalye. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.