İçinde KANSIZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kansız" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kansız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kansız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kansız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

İMKANSIZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

İMKANSIZLAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

İMKANSIZLAŞMAK

13 harfli kelimeler

İMKANSIZLAŞMA

12 harfli kelimeler

KANSIZLAŞMAK

11 harfli kelimeler

KANSIZLAŞMA, İMKANSIZLIK, KANSIZLANMA

10 harfli kelimeler

CAMEKANSIZ, İMKANSIZCA

9 harfli kelimeler

KANSIZLIK, SALKANSIZ

8 harfli kelimeler

İMKANSIZ

6 harfli kelimeler

KANSIZ

Bazı kelimelerin anlamları

KANSIZ

Kanı olmayan. Duygusuz ve korkak. Kan dökmeden yapılan. Kanı az olan, çok kan kaybetmiş olan, anemik.

İMKANSIZLAŞMA

Olanaksızlaşma.

İMKANSIZCA

İmkânsız bir biçimde.

İMKANSIZLAŞMAK

Olanaksızlaşmak.

İMKANSIZ

Olanaksız. olanaksız.

KANSIZLIK

Kanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi. Soysuzluk. Duygusuzluk, korkaklık.

CAMEKANSIZ

Camekânı olmayan.

KANSIZLANMA

İskemi.

KANSIZLAŞMAK

Kanı azalmak, kansız kalmak.

İMKANSIZLAŞTIRMAK

Olanaksızlaştırmak.

İMKANSIZLAŞTIRMA

Olanaksızlaştırmak işi.

İMKANSIZLIK

Olanaksızlık. olanaksızlık.

SALKANSIZ

Alık, uyuşuk kişi.

KANSIZLAŞMA

Kansızlaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında KANSIZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANSIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LİZİN

İnsan besininde temel olan ve proteine katılan kutuplu, bazik bir amino asit, diaminokaproik asit. Beslenmede temel olan ve proteine katılan bazik bir aminoasit. Bütün proteinlerin esansiyel yapı bloku olarak genç hayvanlarda büyüme ve kemik gelişimi için gerekli, erginlerde kalsiyum emilimine yardımcı olan, eksikliğinde enerji eksikliği, kansızlık, büyümede gecikme ve cinsel fonksiyon bozuklukları oluşan, sembolü Lys ve K olan bazik ve esansiyel bir amino asit.

İNFARKTÜS

Yaşayan bir canlıda dokunun, trombüs veya emboliye bağlı olarak ve yerel kansızlık nedeniyle ölümü.

GERTLEZ

Kansız, zayıf, soluk renkli kişi.

KLOROZ

Kanda alyuvar sayısının azalmasından ileri gelen, genellikle genç kızlarda görülen kansızlık. Yaprakların sarımtırak bir renk aldığı bitki hastalığı, sarıcalık.

BAĞRSUK

Bağırsak. Yüzü kansız, ince yapılı kişi.

HOSLAK

Hastalıklı, kansız cansız kişi. Beceriksiz, tembel kişi. İşsiz adam.

ÇOLLU

Benzi sararmış, hastalıklı, kansız kişi.

BESGE

Kansız, cansız kimse.

GADI

Solgun, kansız yüzlü kişi. Gelişememiş kısa boylu, çelimsiz (kimse). Çocukların deynekle oynadıkları bir oyun. Kadı.

CİZLAK

Kansız.

KALAAZAR

Tatarcıkların bulaştırdığı kalaazar kamçılısından ileri gelen, kusma, üşüme, titreme, düzensiz ve sürekli ateş gibi belirtilerle ortaya çıkıp, dalakla birlikte karaciğerin de büyümesine, kansızlığa, zayıflığa yol açan sıcak ülkeler hastalığı; karahastalık. Tropik ve uzak doğu bölgelerinde görülen ve Leishmania donovani denen kamçılı bir hücreli bir hayvanın sebep olduğu bir hastalık.

FENOTİYAZİN

Duyarlı parazitlerde, süksinik oksidaz, kolinesteraz, heksozkinaz gibi bazı enzimlerin etkinliği engelleyerek etki gösteren, geviş getiren, tek tırnaklı, kanatlı ve tavşanlardaki iç parazitlere karşı etkili olan, kedi, köpek ve insanda kullanılmayan, şerit, kelebek ve strongylus larvalarını etkilemeyen, kullanıldığı hayvanlarda alyuvarların parçalanmasına ve kansızlığa neden olan ve genellikle tek dozda kullanılan parazit öldürücü ilk ilaçlardan biri.

ANEMİ

Kansızlık.

ANEMİK

Kansız.

ÖHNEZİMEK

Cansızlaşmak, kansızlaşmak. Sönmeye yüz tutmak : Ateş öhnezidi.

ILİ

Zayıf, kansız.

DIRDLAG

Hastalıklı, kansız cansız.

BÖGÜRTÜK

Kansız, zayıf.

GULABENİZ

Kansız, renksiz yüz.

İSKEMİ

Sandalye. İskemle, sandalye. Belli bir bölgede kan akımının azalması, ilgili bölgeyi besleyen damarların tıkanması veya daralması nedeniyle gelişen yerel anemi, bölgesel doku anemisi, işemi. Kan damarlarının daralmasına veya tıkanmasına bağlı olarak bir organ veya dokuya yetersiz kan gelmesi veya yerel kansızlık, kansızlanma.