Sonu KANDİL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kandil" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kandil ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kandil olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kandil olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

SARIKANDİL, YEDİKANDİL

9 harfli kelimeler

ÇALKANDİL, FUTKANDİL, GÖKKANDİL, KÖRKANDİL

8 harfli kelimeler

İSKANDİL

6 harfli kelimeler

KANDİL

Bazı kelimelerin anlamları

KANDİL

İçinde sıvı bir yağ ve fitil bulunan kaptan oluşmuş aydınlatma aracı. Kandil gecesi. Çok sarhoş.

YEDİKANDİL

Büyükayı da denilen yıldız takımı.

İSKANDİL

Denizin derinliğini ölçme. Bu iş için kullanılan araç. İşin içyüzünü öğrenme, bilgi toplama, sorup soruşturma.

GÖKKANDİL

Körkandil.

ÇALKANDİL

Balıkesir şehrinde, Durak nahiyesine bağlı bir bölge.

SARIKANDİL

İncir kuşu.

FUTKANDİL

(foot-candle) bk. lümen bölü metrekare.

KÖRKANDİL

Aşırı derecede sarhoş, gökkandil.

  -   -   -  

Anlamında KANDİL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANDİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİTİL

Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılmış olan genellikle yağ çekici madde. 0,0125 gram olan ağırlık ölçü birimi. Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş. Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi. Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu. Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde. Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılmış olan kabartma yol. Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç. Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.

IŞITIM

İçine yağ konularak ucundaki fitil sayesinde ışık elde edilen kandil.

KANDİLLİ

Kandili olan. Çok sarhoş.

KANDİLCİLİK

Kandilcinin yaptığı iş.

ÇÖRDEK

Gabya mantileri üzerine bağlanan palanga, flok ve yan yelkenleri kandilisası.

ŞAMDAN

Üzerine kandil, mum veya herhangi bir ışık kaynağı konulan yüksek tabla, mumluk, çırakma, şamdanlık.

ABDALCIK

Erzurum kenti, Kandilli bucağına bağlı bir bölge.

PESÜS

İçinde yağ yakılan toprak kandil.

AYAKÇA

Dokuma tezgâhı pedalı. Merdiven, merdiven basamağı. Dokuma tezgâhını işletmek amacıyla üzerine ayakla aşağı yukarı basılan pedal. (Yavuz, Düzenli Şavşat Artvin; Ankara) (ayakçak : (Bekili Çal Denizli) (ayakçak) : (Köselerli Tarsus İçel) (ayaklık) : (Yalvaç Isparta; Kandilli, Bozüyük Bilecik).

CIBIR

Sırsıklam, sulu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. İşsiz, güçsüz. Tüyü dökülmüş. Kel. Tembel. Beceriksiz. Kısa boylu insan. Yaşı büyük, boyu küçük. Cılız, zayıf. Suyun sığ yeri. Küçük tahta fıçı. Ağaçsız ova. Ağaçsız dağ. Tortu. Çıplak. Çürük, ezik meyve. Üzüm posası. Çalı çırpı. Ağaçsız yer. Tüysüz. Parasız, yoksul. Işkın. Parası olmayan, züğürt. Züğürt, kimsesiz. Küçük fıçı. (Kandilli, Güzelyapı, Cihangazi Bilecik). Müflis, fakir.

CİVANPERÇEMİ

Birleşikgillerden, birçok türü olan bir kır bitkisi, kandil çiçeği (Achillea millefolium).

KANDİLCİ

Cami ve minarelerin kandillerini yakan kimse. Kandil yapan veya satan kimse.

ŞAMANDIRA

Halkalarına tekne bağlamak için limanda demirlenmiş olan, içi boş, her yanı kapalı, çoğunlukla metalden yapılmış olan fıçı vb., yüzer top. Kapama düzenini sağlayan, metal veya plastikten yapılmış, suda yüzen top. Denizde yol göstermeye, bir tehlikeyi veya geçiş yolunu haber vermeye yarayan yüzer cisim. Kandilde fitili tutmak için yağda yüzen telli mantar düzeni.

KANDİLLİK

Kandillerin konulduğu yer. Kandil günü ile ilgili.

MAHYA

Ramazan gecelerinde, camilerde iki minare arasına gerilen ipler üzerine kandil veya elektrik ampulleriyle yazılan yazı veya yapılmış olan resim. Çatılarda iki eğik yüzeyin birleştiği bölüm.

KANDİLLEŞMEK

Birbirinin kandil gününü kutlamak.

İDARE

Yönetme, yönetim, çekip çevirme. Hoş görme, göz yumma. Yetinme. Tutum. Bir kurum ya da kuruluşun yönetildiği yer veya makam. İdare kandili veya lambası. Ülke işlerinin yürütülmesi, kamuya ilişkin hizmetlerin bütünü. Bir kurumun işlerini yürüten kurul.

BUVAZ

Boğaz. Gebe. Boğaz, dar geçit. Değirmen taşının ortasındaki delik. (Kandilli Bozüyük Bilecik).

KANDİLLEŞME

Kandilleşmek işi.

REZEDE

Muhabbet çiçeğigillerden, 1,5 metre yüksekliğinde, tohumlarından kandil yağı, çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki, rezede çiçeği (Reseda luteola).