KAMYON ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kamyon" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. kamyon ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kamyon ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamyon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KAMYONETÇİLİK

11 harfli kelimeler

KAMYONCULUK

10 harfli kelimeler

KAMYONETÇİ

8 harfli kelimeler

KAMYONCU, KAMYONET

6 harfli kelimeler

KAMYON

Bazı kelimelerin anlamları

KAMYON

Motorlu büyük yük taşıtı. Bu taşıtın taşıyabildiği miktarda olan.

KAMYONETÇİ

Kamyonet kullanan kimse.

KAMYONCU

Kamyonla taşıyıcılık yapan kimse. Kamyon kullanan sürücü.

KAMYONET

Yük taşıyan küçük kamyon, pikap.

KAMYONCULUK

Kamyoncunun yaptığı iş.

KAMYONETÇİLİK

Kamyonetçinin yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında KAMYON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAMYON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAMEREMET

Çok acele, çabucak: Kamyon gidiyormuş, alameremet hazırlandım geldim.

SUPALAN

Vapur bordasında teslim. Eşyanın kamyondan indirilmeden gümrük işlemlerinin tamamlanması.

TIR

Genellikle uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan, dingil sayısı fazla olan uzun kamyon.

KAMİYON

Kamyon.

GEGEME

Kamyon kasalarına çakılan ucu kıvrık çivi. (Karaköy Bilecik).

TANKER

Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ, şarap vb. sıvı maddeleri taşıyan gemi veya kamyon.

TREYLER

Traktör veya kamyonlara, genellikle yük taşımalarını sağlamak için takılan araba.

GAMIYON

Kamyon.

PLAKA

Kamyon, otomobil vb. kara taşıtlarına takılan numara levhası. Plak. Metal yaprak.

BAYA

Direnme, inat için kullanılır: Baya gimecen sana ne?. Gerçekten, doğru. Belki: Baya kamyon gelmecek. Epey, uzunca. Bayağı, her zamanki gibi. Epeyce, çok fazla. Bilinen. Hakikaten, gerçekten, ciddi olarak: Bayâ bu hadise böyle mi oldu?. Muhakkak, mutlaka: Ben bu işi bayâ yapacağım. Her zamanki gibi olan, bayağı, hiçbir özelliği bulunmayan:-Bu işi nasıl yaptın?-Bayâ. Hemen hemen: Ali okumayı bayâ öğrenmiş be!. İnadına: Dışarı bayâ gidicen var var mı dicen?. Epeyce, bir hayli, oldukça: Biz otururken bayâ vakit geçti. Fazla, çokça: Bu yıl hayvanlarıma yetecek bayâ samanım var. Hemen hemen. Bayağı.

GAMYON

Kamyon.

KAPUT

Asker paltosu. Kötü, bozuk, işe yaramaz. İskambilde el vermeden yenme. Prezervatif. Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak.

TAKLA

Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp vücudu üstten aşırtarak öne veya arkaya yapılmış olan dönme hareketi. Otomobil, kamyon vb. devrilip yuvarlanma. Uçak, güvercin vb.nin uzunlamasına veya yanlamasına dönme hareketi.

FOT

Çoban köpeklerinin boyunlarına takılan demir tasma. Kavga sırasında araya girenlerin yeter artık bırakın anlamında kullandıkları sözcük. Değneklerle oynanan bir çeşit çocuk oyunu. Malın satıcı tarafından, alıcının belirlediği kamyona teslim edilmesi yükümlülüğünü içeren bir teslim biçimi ve buna dayalı fiyat.

GAMİYON

Kamyon. Fransızca kökenli camion: kamyon; bk. ayrıca makine.

PİKAP

Küçük kamyon, kamyonet. Elektrikle veya pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan araç.

GALİSOR

Fransızca kökenli carrosserie kamyonların yük taşınan sandık kısmı; bk. ayrıca üsdülüyh.

MARŞ

Ritmi, yürüyen bir kimsenin veya topluluğun adımlarını hatırlatan müzik parçası. Bir topluluğu simgelemek için düzenlenmiş müzik parçası. Askerlikte yürüyüşe geçmek için verilen komut. Otomobil, kamyon ve benzerleri motorlu araçlarda motoru işletme düzeni. Börülce. Yürüyüşe başlatma komutu.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.