Sonu KAMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kamak" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TAŞIRKAMAK, DAŞIRKAMAK

9 harfli kelimeler

OYULKAMAK, IMIZKAMAK

8 harfli kelimeler

MIZKAMAK, KALKAMAK, GALKAMAK, FISKAMAK, CAKKAMAK, BULKAMAK, BALKAMAK, YARKAMAK, YAYKAMAK, YIYKAMAK, ÇALKAMAK

7 harfli kelimeler

YAKAMAK, TOKAMAK, ŞIKAMAK, YOKAMAK, OLKAMAK, DOKAMAK, DIKAMAK, ÇIKAMAK, BAKAMAK, AVKAMAK, YIKAMAK, TIKAMAK

6 harfli kelimeler

İKAMAK

Bazı kelimelerin anlamları

KAMAK

Fırıncıların kullandıkları ucu eğri sırık. Beceriksiz, tembel, uyuşuk.

BULKAMAK

Çürümeye, erimeye yüz tutmak, bozulmak, yumuşamak, zedelenmek, sulanmak, yara iltihaplanmak.

FISKAMAK

Suyu tulumbadan fışkırtmak.

KALKAMAK

Ocak ve tandırların üst kenarlarına yapılan küçük raflar.

DAŞIRKAMAK

Hayvanın ayağını taş aşındırıp, acıtırak hayvan yürüyememek.

GALKAMAK

Kuruyan bataklığın üst kısmında çatlayarak ayrılan parça.

CAKKAMAK

Başıboş gezmek.

MIZKAMAK

İçi geçmek, kestirmek, uyuklamak.

BALKAMAK

Güneş doğmak: Güneş balkadı. Şimşek çakmak.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

YAYKAMAK

Yıkamak.

YIYKAMAK

Yıkamak.

TAŞIRKAMAK

Çok yol yürüyen at, koyun, sığır ve benzerleri hayvanların tırnakları taşa çarpmaktan bozulmak, acımak. Kaygılanmak.

YARKAMAK

Yamamak (çoğunlukla, yamamakla birlikte kullanılır).

OYULKAMAK

Seyrek seyrek, gelişigüzel dikmek. İnce, düz dikiş dikmek. Elbisenin eskiyen yerini dikmek.

IMIZKAMAK

Uyuklamak.

  -   -   -  

Anlamında KAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LEĞEN

Genellikle, içinde bir şey yıkamak için kullanılan metal veya plastikten yayvan kap. Gövdenin arka veya alt ucunda bulunan, bir yandan omurganın bel bölümüyle, öte yandan bacaklarla eklemlenen kemik çatı, havsala.

TIKAÇLAMAK

Tıkaçla tıkamak.

SABUNLAMAK

Herhangi bir şeyi sabun sürerek yıkamak. Bir nesneyi sabun sürerek kaygan duruma getirmek.

AVKALAMAK

Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

YUMAK

Yuvarlak biçimde sarılmış iplik, yün vb. şey. Yıkamak. Yuvarlak biçimde sarılmış olan.

ŞAMPUANLAMAK

Şampuanla yıkamak.

GASLETMEK

Ölüyü yıkamak.

YIKAMA

Yıkamak işi. Film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal maddelerin akıtılması için arı suyla yapılmış olan temizleme. Bir eriticideki bir veya birkaç çözünür birleşeni ayırmak amacıyla, eriticiyi, toz durumuna getirilmiş bir maddenin içinden yavaş yavaş geçirme.

BİDE

Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.

MAZOTLAMAK

Mazot tabakasıyla kaplamak. Yağlı parçaları mazotla temizlemek, yıkamak.

AGAMUM

Arıların kovanlardaki aralıkları tıkamak için dışarıdan taşıdıkları maddeler.

YIKANMAK

Yıkama işi yapılmak veya yıkama işine konu olmak. Kendi vücudunu yıkamak, banyo yapmak.

KIRKLAMAK

Lohusa veya yeni doğmuş bebek için kırk günü doldurmak. Bir şeyi kırk defa yapmak ve özellikle birçok defa sudan geçirmek, çok yıkamak. Doğumdan kırk gün sonra bebeği törenle yıkamak.

KAPAMAK

Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.

BEKİTMEK

Kapamak, tıkamak.

ÇALKAMA

Çalkamak işi. Çalkalanarak yapılan.

BULAŞIKÇI

İşi kirli kapları yıkamak olan kimse.

TIKAMA

Tıkamak işi.

ŞAMPUAN

Çoğunlukla saç yıkamakta kullanılan, kokulu ve bol köpüklü bir tür sıvı sabun.

KİLLEMEK

Kirli çamaşırları kil kullanarak tokaçla yıkamak.