Kelimeler arşivi içinde; başında "kamal" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. kamal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kamal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kamal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KAMALAKLANMAK
KAMALLANOZ
KAMALAMAK
KAMALAMA
KAMALAH, KAMALAK, KAMALMA
KAMALA, KAMALI
KAMAL
KAMAL
Kusur : Bu çocuğun hiç kamalı yoktur. Kemal, özel isim.
KAMALAK
Sarı katran çıkarılan bir çeşit çam ağacı. Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Altı aylık ve daha büyük keklik yavrusu. Tane : On kamalak biber aldım on beş kuruş. Korkak, şaşkın, uyuşuk. Yürümekte güçlük çeken adam. Çam ağacının reçineli tabakası, soymuk. Sedir. Hasta tavuk.
KAMALLANOZ
Balıkların mide ve bağırsaklarında, Camallanus cinsi nematotların neden olduğu bir hastalık.
KAMALAH
Karlı havada kanatları ıslanarak uçamayan keklik. Korkak, şaşkın, uyuşuk.
KAMALMA
Eğilme, diz çökme.
KAMALA
Mollatus phillippnesin kapsüllerinden elde edilen hafif taneli toz madde.
KAMALI
Kaması olan.
KAMALAMA
Kamalamak işi.
KAMALAKLANMAK
Muhasara olunmak.
KAMALAMAK
Kama ile yaralamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KAMAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GAMALAMAH
Kamalamak, bıçaklamak.
DERELİK
Su kenarlarında, kadınların çamaşır yıkamaları için yapılan kulübe, çamaşırlık. Üç etekli kadın elbisesi.
EGECE
Kadınların yalnız başlarını yıkamaları.
EĞECE
Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Buğdaygiller familyasından bir çeşit kılçıklı bitki.
EĞE
Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. Maden, tahta vb.nin pürüzlerini düzeltmek için kullanılan, üzeri pürtüklü, sert, ensiz, çelik araç. Şaşma bildirir ünlem. Büyük kardeş, ağabey. Hey, ulan anlamında seslenme ünlemi: Ege, beni dinle. Kadınların yalnız başlarını yıkamaları. Çakı, bıçak ve benzerleri eşyaların ağızlarını keskinletmek için kullanılan bir araç. Kuka ipliğinden boncuk ve pul ile örülen oya. Motor ve kayık içinde bulunan bölme tahtaları. Kısmet, nasip, pay. Sahip, koruyucu. Kayığın kaburgasını teşkil eden ağaçlardan her biri. Kağnıda kanatları bağlayan tahtalar. (Yenikent Aksaray Niğde). Kayığın iç iskeletini oluşturan ağaçlar. (Gençali Senirkent Isparta). (Eş anlamlısı: kaburga), Çift ve kıvrık bir seri kemik ya da kısmen kıkırdaklı çubuklar olup sırt taraftan omurgaya, karın taraftan bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek biçimde eklemli bulunur. Kazanda pişirilmiş kaburga yemeği.