Sonu KALAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kalay" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kalay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kalay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kalay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KALAY

Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn). Aldatıcı görünüş. Sövme, küfür. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası.

  -   -   -  

Anlamında KALAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALAYLAMA

Kalaylamak işi.

KALAYSIZ

Kalaylanmamış (kap). İçinde kalay bulunmayan. Kalayı kalmamış (kap).

SİNEKKAPAN

Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki (Dionaea muscicapa). Böcekleri, özellikle sinekleri yakalayarak beslenen küçük ötücü kuşlar.

DROSERA

Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia).

KALAYLI

Kalaylanmış (kap). İçinde kalay bulunan. Gösterişi ve süsü yapay olan.

GERMANYUM

Atom numarası 32, atom ağırlığı 72,6, yoğunluğu 5,46 olan, 937,4 °C'de eriyen, kalay ve silisyumu andıran, az rastlanan bir element (simgesi Ge).

KARİDESÇİ

Karides satan veya yakalayan kimse.

MÜZAHİR

Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı.

KALAYCI

Kap kalaylayan kimse. Üstünkörü iş yapan, sahtekâr.

TÖRPÜ

Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe.

KALAYLANMAK

Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak.

ÇİVİYUKARI

Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.

KALAYCILIK

Kalaycının yaptığı iş. Kalaycı olma durumu.

TENEKE

Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.

KALAYHANE

Kalaycının çalıştığı yer. Kalay işlerinin yapıldığı yer.

LEHİM

Erime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. Bu alaşımla yapılmış olan işlem.

TİTAN

Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit element (simgesi Ti).

KAPMAK

Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.

KALAYLAMAK

Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını veya kabı kalay tabakası ile kaplamak. Sövmek. Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak.

KALAYLATMAK

Kalaylama işini yaptırmak.