Kelimeler arşivi içinde; başında "kalay" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. kalay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kalay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KALAYLATMAK, KALAYCIOĞLU, KALAYLANMAK
KALAYBALIK, KALAYLATMA, KALAYCILAR, KALAYCILIK, KALAYLANMA, KALAYLAMAK
KALAYCILI, KALAYHANE, KALAYLAMA
KALAYSIZ, KALAYLAÇ, KALAYCIK
KALAYIN, KALAYIK, KALAYCI, KALAYLI, KALAYSI
KALAY
KALAY
Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn). Aldatıcı görünüş. Sövme, küfür. Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası.
KALAYHANE
Kalaycının çalıştığı yer. Kalay işlerinin yapıldığı yer.
KALAYCILAR
Balıkesir ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KALAYLAMAK
Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını veya kabı kalay tabakası ile kaplamak. Sövmek. Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak.
KALAYCIOĞLU
Zonguldak ili, Çaycuma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KALAYSIZ
Kalaylanmamış (kap). İçinde kalay bulunmayan. Kalayı kalmamış (kap).
KALAYLAMA
Kalaylamak işi.
KALAYLANMA
Kalaylanmak işi.
KALAYLATMAK
Kalaylama işini yaptırmak.
KALAYLATMA
Kalaylatmak işi.
KALAYCIK
Gaziantep kenti, İslâhiye ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş ili, Elbistan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KALAYLANMAK
Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak.
KALAYCILI
Samsun şehri, Bafra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KALAYCILIK
Kalaycının yaptığı iş. Kalaycı olma durumu.
KALAYLAÇ
Üzerinde çelik saçları kalaylama işlemleri yapılan tel aygıt. Üzerinde, çelik saçları kalaylama işlemleri yapılan özel aygıt.
KALAYBALIK
Balık avlamada oltanın ucuna yerleştirilen madde.
Bu bölümde tanımı içerisinde KALAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
TENEKE
Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.
ALTAYİT
Formülü PbTe olan, doğal kalay filizlerinde bulunan ve beyaz kristallere sahip mineral bir madde.
KARİDESÇİ
Karides satan veya yakalayan kimse.
KALAYLI
Kalaylanmış (kap). İçinde kalay bulunan. Gösterişi ve süsü yapay olan.
AFKALAMAK
Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.
MÜZAHİR
Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı.
CENGER
Kalaysız bakır eşya. Güreş. Yemeği yapılan yaban enginarı, kenger otu. Kalaysız bakır. Kalayı gitmiş bakır kap. Oksitlenmiş bakırın yeşil pası (Çayağzı).
KALAYCI
Kap kalaylayan kimse. Üstünkörü iş yapan, sahtekâr.
SİNEKKAPAN
Droseragillerden, Kuzey Karolina bataklıklarında yetişen, yapraklarına konan sinekleri, böcekleri sıkıp emen bir bitki (Dionaea muscicapa). Böcekleri, özellikle sinekleri yakalayarak beslenen küçük ötücü kuşlar.
TUNÇ
Koyu kızıl renkte olan, bakır, çinko ve kalay alaşımı, bronz. Bu alaşımdan yapılan.
TİTAN
Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit element (simgesi Ti).
LEHİM
Erime noktaları düşük metalleri tutturma işlemlerinde kullanılan, kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı. Bu alaşımla yapılmış olan işlem.
DROSERA
Droseragillerden, topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki (Drosera rotundifolia).
KAPMAK
Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.
GERMANYUM
Atom numarası 32, atom ağırlığı 72,6, yoğunluğu 5,46 olan, 937,4 °C'de eriyen, kalay ve silisyumu andıran, az rastlanan bir element (simgesi Ge).
BIZDİK
Kalaycılıkta kap silen.
AKIPRIK
Su içmeye mahsus kalaylı ibrik.
TÖRPÜ
Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe.
BULLAK
Her tarafı sallanan. Kalaycı çırağı.