Sonu KALAM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kalam" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kalam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında kalam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kalam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KALAM

Üzerine iplik sarılan kamış parçası. (Güney İkizdere Rize).

  -   -   -  

Anlamında KALAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

KORKALAMA

Korkalamak işi.

ISKALAMA

Iskalamak işi.

DERDEST

Yakalama, tutma, ele geçirme. Görülmekte olan.

KAKALAMA

Kakalamak işi.

DİKSE

Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.

HALKALAMA

Halkalamak işi.

KEMENT

Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip. İdam için kullanılan yağlı kayış.

GARGARA

Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

BÖCEKKAPAN

Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı.

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

ENSELEMEK

Kaçan veya saklanan birini yakalamak.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

ARKALAMA

Arkalamak işi, müzaheret.

ÇALKALAMA

Çalkalamak işi.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

CUMBULDATMAK

Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.