KALAM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kalam" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. kalam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kalam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kalam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KALAMANKOZAN

11 harfli kelimeler

KALAMİSTRUM

8 harfli kelimeler

KALAMATA, KALAMAZO

7 harfli kelimeler

KALAMAK, KALAMAR, KALAMİA, KALAMİN, KALAMİT, KALAMUS

5 harfli kelimeler

KALAM

Bazı kelimelerin anlamları

KALAM

Üzerine iplik sarılan kamış parçası. (Güney İkizdere Rize).

KALAMİT

Amfibol cinsinden bir mineral türü. İlk Çağ ağaç taşılı.

KALAMİN

Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat. Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı.

KALAMİA

Kalamia latifolianın yaprakları, dağ defnesi, koyun defnesi.

KALAMATA

Bir tür etli ve büyük zeytin.

KALAMAZO

Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.

KALAMİSTRUM

Bazı örümceklerde metatarsus üzerindeki tarağa benzer yapı.

KALAMAR

Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris).

KALAMANKOZAN

Öcü, gerçekdışı düşsel yaratık.

KALAMAK

Sobaya ya da ocağa odun koyup yakmak. Sobaya odunları yanacak biçimde yerleştirmek.

KALAMUS

Kalem, kamış, yazı ucu.

  -   -   -  

Anlamında KALAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KALAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KORKALAMA

Korkalamak işi.

DİKSE

Ağaçsız yerlerde, kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.

KOVALAMAK

Kovmak. Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak. Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek. Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ÇALKAMAK

Çalkalamak. Tahıl elemek.

ÇALKALAMA

Çalkalamak işi.

ENSELEMEK

Kaçan veya saklanan birini yakalamak.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

DERDEST

Yakalama, tutma, ele geçirme. Görülmekte olan.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

CUMBULDATMAK

Bir sıvıyı kabın içinde çalkalamak.

HALKALAMA

Halkalamak işi.

ISKALAMA

Iskalamak işi.

GARGARA

Su veya ilaçlı sıvı ile ağız veya yutağı başı arkaya atıp solukla da sıvının yutulmasını engelleyerek çalkalama işi. Bu maksatla kullanılan ilaçlı sıvı.

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

ARKALAMA

Arkalamak işi, müzaheret.

BÖCEKKAPAN

Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı.

KEMENT

Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip. İdam için kullanılan yağlı kayış.

KAKALAMA

Kakalamak işi.