Kelimeler arşivi içinde; sonunda "jel" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu jel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında jel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde jel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİLİKAJEL
HİDROJEL, KARBOJEL
LİYOJEL
KOAJEL
JEL
JEL
Tedavi amacıyla kullanılan jöle yapısında bir krem türü.
KOAJEL
Pıhtılaşma ile oluşan çökelek.
HİDROJEL
Su ile şişmiş, katı, üç boyutlu ağ yapılı, %20-95 sudan ibaret hidrofilik makromoleküller. Ana madde olarak jelatin veya nişasta kullanılabilir. Boyalarda, yazı mürekkeplerinde, gıda ürünlerinde, farmakolojide ve kozmetiklerde kullanılır.
KARBOJEL
Kömürden yapılan, 1000 °C'de yeniden etkin olabilen, gözenekli, katı taneli, kurutucu maddenin ticari adı.
LİYOJEL
Hazırlanışında kullanılmış olan dispersiyon ortamının büyük bir kısmını içeren jel.
SİLİKAJEL
Kolon ve ince tabaka kromatografisinde iyonik olmayan organik maddeleri ayırmak için kullanılan adsorbant bir madde. Silikagel.
Bu bölümde tanımı içerisinde JEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AGAR
Kırmızı alglerden özütlenen jelâtinimsi bir madde olan agar-agar'dan hazırlanarak bakteri kültürleri için ve elektroforez jelleri için kullanılan jelâtinimsi bir madde. Agar-agar. Kırmızı alglerden elde edilen agar-agardan hazırlanarak bakteri kültürleri ve elektroforez jelleri için kullanılan jelatinimsi bir madde, agar-agar. Su yosunlarından elde edilen, bileşiminde çok sayıda değişik asidik polisakkarit bulunan hidrofilik, sarı renkli, bakteriyolojik kültür vasatlarının hazırlanmasında kullanılan bir madde, agar agar. Kimi su yosunu türlerinden elde edilen, kuru ve iyonize olmayan, agariboz birimlerinden yapılmış ishal yapıcı bir madde.
İMMÜNODİFÜZYON
Antijen veya antikorların yarı katı bir jel içinde dağılması sırasında karşılaştıkları yerde birikinti oluşturması esasına dayalı bir teknik.
İMMÜNOBLOTLAMA
Elektriksel alanda jel üzerinde göç ettirilen ve fraksiyonlarına ayrılan proteinlerin bir katman üzerine aktarılarak işaretli antikorlar yardımıyla görünür duruma getirilmesi işlemi, immünoblot, Vestern blot.
JELATİNSİZ
Jelatinle kaplanmamış.
İMBİBİSYON
Bir sıvının bir katı veya bir jel tarafından soğurulması. Emilme, sıvının katı madde tarafından emilmesi.
AGAROZ
Agardaki jelleşmeden sorumlu bir bileşik. Elektroforez yönteminde destekleyici tabaka olarak kullanılan deniz yosunundan elde edilmiş polisakkarit yapısındaki polimer.
CELATİN
Fransızca kökenli gélatine: jelatin kağıt.
KOLOİT
Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı.
KOLOİDAL
Zamk, jelatin yapısında olan, koloit nitelikleri taşıyan.
PELTELEŞME
Pelteleşmek işi. Bitkisel hücre zarlarındaki selülozun değişmesi ve jelatin kıvamını alması.
OPAL
Silisin hidratlı ve jelatinli bütün türlerini kapsayan değerli bir mineral, panzehir taşı. İnce, düzgün dokunmuş pamuklu kumaş.
AGARAGAR
Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan bir jelatin türü, jeloz.
BESNOİTİA
Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan ookistleri Toxoplasma ookistlerine benzeyen, Besnoitia bennetti atlarda, B. besnoiti sığırlarda, B. jellisoni, B. wallacei türleri kemiricilerde enfeksiyona neden olan koksidiyan protozoa cinsi.
JELATİNLEMEK
Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak.
HİDROKSİPROLİN
Kollagende bulunan prolin amino asidinin hidroksilli türevi. Jelatin ve kollajende bulunan prolinden elde edilen kristalize yarı esansiyel bir amino asit.
TARAKLILAR
Sölenterlerin, saydam ve jelatinli deniz hayvanlarını içine alan sınıfı.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
PROJELENDİRME
Projelendirmek işi.
JELATİNLEME
Jelatinlemek işi.
JELATİNLİ
Jelatinden yapılmış veya jelatinle kaplanmış.