Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işsiz" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işsiz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında işsiz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işsiz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖSTERİŞSİZ
ELVERİŞSİZ
TEDHİŞSİZ, ÇERVİŞSİZ, GEÇMİŞSİZ
ÇİRİŞSİZ, DİKİŞSİZ, GEÇİŞSİZ, KİRİŞSİZ
DİŞSİZ, FİŞSİZ
İŞSİZ
İŞSİZ
İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.
FİŞSİZ
Fişi olmayan.
ÇERVİŞSİZ
Çervişi olmayan.
GEÇİŞSİZ
Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.
TEDHİŞSİZ
Yıldırısı olmayan.
GEÇMİŞSİZ
Bir geçmişi olmayan. Geçmişi olmadan.
KİRİŞSİZ
Kirişi olmayan.
ELVERİŞSİZ
Uygun olmayan, uygun gelmeyen.
ÇİRİŞSİZ
Çiriş sürülmemiş.
GÖSTERİŞSİZ
Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan. Görkemsiz.
DİŞSİZ
Dişi olmayan.
DİKİŞSİZ
Dikişi olmayan. Yapıştırma yoluyla yapılmış.
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ELVERİŞSİZLİK
Elverişsiz olma durumu.
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
DİŞSİZLİK
Dişsiz olma durumu.
HAYBECİ
İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse.
KOPUK
Kopmuş. Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz, güçsüz, serseri.
ÇALIMSIZ
Çalımı olmayan, gösterişsiz.
BOŞ
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
İHRAM
Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
AVARE
İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak.
AYLAKÇILIK
Aylakçı olma durumu. İşsizlik, avarelik.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
ATALET
Tembellik. İşsizlik, işsiz kalma. Süredurum. İşlemezlik.
ATIL
Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.
BASİT
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.
AYLAKLIK
Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik.
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
AVARELİK
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.