İçinde İŞSİZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "işsiz" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde işsiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu işsiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında işsiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GÖSTERİŞSİZLİK, BENZEYİŞSİZLİK

13 harfli kelimeler

ELVERİŞSİZLİK

11 harfli kelimeler

GÖSTERİŞSİZ, GEÇİŞSİZLİK

10 harfli kelimeler

ELVERİŞSİZ

9 harfli kelimeler

DİŞSİZLİK, GEÇMİŞSİZ, TEDHİŞSİZ, ÇERVİŞSİZ, DİŞSİZLER

8 harfli kelimeler

İŞSİZLİK, ÇİRİŞSİZ, KİRİŞSİZ, GEÇİŞSİZ, DİKİŞSİZ

6 harfli kelimeler

FİŞSİZ, DİŞSİZ

5 harfli kelimeler

İŞSİZ

Bazı kelimelerin anlamları

İŞSİZ

İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.

KİRİŞSİZ

Kirişi olmayan.

DİŞSİZLİK

Dişsiz olma durumu.

GEÇİŞSİZLİK

Geçişsiz olma durumu.

GÖSTERİŞSİZLİK

Gösterişsiz olma durumu, sadelik.

TEDHİŞSİZ

Yıldırısı olmayan.

GÖSTERİŞSİZ

Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan. Görkemsiz.

BENZEYİŞSİZLİK

Benzeşmeme durumu.

ELVERİŞSİZ

Uygun olmayan, uygun gelmeyen.

ÇERVİŞSİZ

Çervişi olmayan.

GEÇMİŞSİZ

Bir geçmişi olmayan. Geçmişi olmadan.

ÇİRİŞSİZ

Çiriş sürülmemiş.

İŞSİZLİK

İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.

ELVERİŞSİZLİK

Elverişsiz olma durumu.

GEÇİŞSİZ

Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.

DİŞSİZLER

Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) alt sınıfından, bazıları tüm olarak dişsiz, bazılarının da minesiz ve köksüz dişleri bulunan, vücutları uzun kıllarla ya da sırtta oynak kemerler hâlinde dizilmiş alt deriye ait kemik safihacıklardan yapılmış bir tabaka ile örtülü, kafatasları uzun, poliembriyoni gösteren, tek bir embriyo bölünerek 7-12 embriyo meydana getiren, aynı eşeyde olan embriyolarının hepsi aynı zamanda gelişen, bazıları ağaçlarda yaşayan ve böceklerle beslenen, bazıları da et ve ot yiyen, Amerika'da yaşayan türlere sahip bir takım. (Edentata),familyaları vardır.

  -   -   -  

Anlamında İŞSİZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DOYUMEVİ

Gösterişsiz, küçük lokanta.

AYLAK

İşsiz, boş gezen, avare (kimse).

KOPUK

Kopmuş. Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz, güçsüz, serseri.

KUSUR

Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.

ÇALIMSIZ

Çalımı olmayan, gösterişsiz.

KEPENEK

Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.

AVARE

İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak.

ATIL

Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.

AYLAKLIK

Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik.

BOŞ

İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

AYLAKÇILIK

Aylakçı olma durumu. İşsizlik, avarelik.

LAZIM

Gerek, gerekli. Geçişsiz, müteaddi karşıtı.

ATALET

Tembellik. İşsizlik, işsiz kalma. Süredurum. İşlemezlik.

AVARELİK

İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.

KALENDER

Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.

DAR

İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.

HAYBECİ

İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse.

İHRAM

Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.

BASİT

Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.

AKSİLİK

Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.