Kelimeler arşivinde; içinde "işsiz" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde işsiz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu işsiz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında işsiz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖSTERİŞSİZLİK, BENZEYİŞSİZLİK
ELVERİŞSİZLİK
GÖSTERİŞSİZ, GEÇİŞSİZLİK
ELVERİŞSİZ
DİŞSİZLİK, GEÇMİŞSİZ, TEDHİŞSİZ, ÇERVİŞSİZ, DİŞSİZLER
İŞSİZLİK, ÇİRİŞSİZ, KİRİŞSİZ, GEÇİŞSİZ, DİKİŞSİZ
FİŞSİZ, DİŞSİZ
İŞSİZ
İŞSİZ
İşi olmayan. Cari ücret düzeyinde çalışma istek ve yeteneğine sahip olmasına rağmen iş bulamayan kişi.
BENZEYİŞSİZLİK
Benzeşmeme durumu.
GEÇMİŞSİZ
Bir geçmişi olmayan. Geçmişi olmadan.
DİŞSİZLİK
Dişsiz olma durumu.
GÖSTERİŞSİZLİK
Gösterişsiz olma durumu, sadelik.
ÇERVİŞSİZ
Çervişi olmayan.
ELVERİŞSİZLİK
Elverişsiz olma durumu.
GEÇİŞSİZ
Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.
İŞSİZLİK
İşsiz kalma, iş bulamama durumu. Bir iş yeri için durgunluk dönemi. Kişinin herhangi bir nedenle işini yitirmesi ve bir yenisini bulma çabası içine düşmesi durumu. Cari ücret düzeyinde emek sunumunun emek istemini aşması durumu. Bir ülkede, bölgede ya da anakentte, çalışma çağındaki insanların bir bölümünün, istençleri dışında, çalışmalıklı bir işten yoksun bulunmaları durumu. İşçilerin yetenekli oldukları alanlarda kendileri için çalışabilecek bir yer sağlayamamaları. İş gücü ve yerinin işçinin çalışmasını sağlayacak genişlik ve güçte olmaması. Bir toplumda, bir toplumsal kümede çalışma çağındaki nüfusun bir bölümünün istençleri dışında ücretli işten yoksun bulunması durumu.
TEDHİŞSİZ
Yıldırısı olmayan.
ELVERİŞSİZ
Uygun olmayan, uygun gelmeyen.
DİŞSİZLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) alt sınıfından, bazıları tüm olarak dişsiz, bazılarının da minesiz ve köksüz dişleri bulunan, vücutları uzun kıllarla ya da sırtta oynak kemerler hâlinde dizilmiş alt deriye ait kemik safihacıklardan yapılmış bir tabaka ile örtülü, kafatasları uzun, poliembriyoni gösteren, tek bir embriyo bölünerek 7-12 embriyo meydana getiren, aynı eşeyde olan embriyolarının hepsi aynı zamanda gelişen, bazıları ağaçlarda yaşayan ve böceklerle beslenen, bazıları da et ve ot yiyen, Amerika'da yaşayan türlere sahip bir takım. (Edentata),familyaları vardır.
GÖSTERİŞSİZ
Gösterişi olmayan, mütevazı. Gösteriş yapmayan. Görkemsiz.
KİRİŞSİZ
Kirişi olmayan.
ÇİRİŞSİZ
Çiriş sürülmemiş.
GEÇİŞSİZLİK
Geçişsiz olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞSİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYLAKLIK
Aylak olma durumu, işsizlik, avarelik.
ATALET
Tembellik. İşsizlik, işsiz kalma. Süredurum. İşlemezlik.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
İHRAM
Hacıların örtündükleri dikişsiz bürgü. Yün yaygı. Yunanların, Romalıların, günümüzde de Berberilerin büründükleri geniş, beyaz, yünlü çarşaftan giysi. Hacca veya umreye giden Müslüman'ın dinî olarak yapılması yasak olmayan bazı şeyleri kendisine yasaklaması.
ÇALIMSIZ
Çalımı olmayan, gösterişsiz.
AYLAK
İşsiz, boş gezen, avare (kimse).
HAYBECİ
İşsiz güçsüz, bedavadan geçinen kimse.
AVARELİK
İşsizlik, başıboşluk, aylaklık.
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba. Pervane.
AKSİLİK
Terslik, zıtlık, karşıtlık. Bir işin yolunda gitmemesi durumu, elverişsizlik. İnatçılık, huysuzluk.
ATIL
Tembel. Etkisiz, işe yaramaz. Süreduran. İşsiz, aylak.
BOŞ
İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).
KALENDER
Gösterişsiz, sade yaşamaktan yana olan, alçak gönüllü kimse, ehlidil, rint. Özensiz, kılıksız bir biçimde. Özensiz giyinmiş, kılıksız kimse. Yalnız birisi hareketli üst üste konulmuş belirli sayıda silindirden meydana gelen ve düzgün yüzeyli kâğıt üretmek için kullanılan bir makine.
AVARE
İşsiz, işsiz güçsüz, başıboş, aylak.
KOPUK
Kopmuş. Toplum kurallarına aldırmayan erkek, işsiz, güçsüz, serseri.
AYLAKÇILIK
Aylakçı olma durumu. İşsizlik, avarelik.
LAZIM
Gerek, gerekli. Geçişsiz, müteaddi karşıtı.
BASİT
Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.
DOYUMEVİ
Gösterişsiz, küçük lokanta.
KUSUR
Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.