Sonu İŞLENME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işlenme" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işlenme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında işlenme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işlenme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÖZMENEVİŞLENME

12 harfli kelimeler

MENEVİŞLENME

10 harfli kelimeler

YEMİŞLENME, ÇİRİŞLENME

8 harfli kelimeler

DİŞLENME, FİŞLENME, ŞİŞLENME

7 harfli kelimeler

İŞLENME

Bazı kelimelerin anlamları

İŞLENME

İşlenmek işi. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.

YEMİŞLENME

Yemişlenmek işi.

DİŞLENME

Dişlenmek işi.

ÖZMENEVİŞLENME

Belirli bir menevişlerine ereği olmaksızın, oda sıcaklığında kendi kendine olan menevişlenme olayı.

FİŞLENME

Fişlenmek işi.

MENEVİŞLENME

Menevişlenmek işi.

ŞİŞLENME

Şişlenmek işi.

ÇİRİŞLENME

Çirişlenmek işi veya durumu. Nişastanın ve bazı inorganik tuzların etkisi ile yapısının bozulması, su alarak şişmesi, kristal özelliğini kaybetmesi ve viskozite ve enzimlere karşı hassasiyetinin artması.

  -   -   -  

Anlamında İŞLENME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇETİN

Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan, güç, zor, müşkül.

HOZAN

Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla.

CAİZ

Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.

TABAKLANMAK

Hayvan postları çeşitli kimyasal maddelerle işlenmek, terbiye edilmek.

BANYO

Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.

BOZCA

Rengi boza çalan. İşlenmemiş, çalılık toprak, ham tarla.

GRAVÜR

Ağaç, taş veya metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği. Bu teknikle yapılmış resim.

ÇARIK

İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

HAM

Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış. Gerçekleşme kolaylığı ya da imkânı olmayan. İşlenmemiş (madde). İdmansız. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

BİLİŞİM

İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.

BAKİRLİK

Kızlık. İşlenmemiş olma durumu.

KEFEKİ

Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir taş türü. Diş taşı.

ÖĞÜTÜCÜ

Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.

FABRİKA

İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.

ORTAKÇILIK

Toprağın işlenmesi sonucunda elde edilecek ürünün, toprak sahibi ile toprağı işleyen arasında koşulları önceden belirlenen özel sözleşmeye göre paylaşılmasına dayanan işletme biçimi, yarıcılık, marabacılık.

İŞLENİŞ

İşlenme işi.

BOR

İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.

DÜZENLEME

Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.

EBONİT

Yüz kısım kauçuğun otuz iki kısım kükürtle işlenmesinden elde edilen plastik madde.

FİLİZ

Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.