Kelimeler arşivinde; içinde "işlenme" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde işlenme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu işlenme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında işlenme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖZMENEVİŞLENME
MENEVİŞLENMEK
MENEVİŞLENME
ÇİRİŞLENMEK, KEŞİŞLENMEK, YEMİŞLENMEK, ÇEMİŞLENMEK
ÇİRİŞLENME, YEMİŞLENME
ŞİŞLENMEK, FİŞLENMEK, DİŞLENMEK
İŞLENMEK, FİŞLENME, ŞİŞLENME, DİŞLENME
İŞLENME
İŞLENME
İşlenmek işi. Bir yapıtın biçiminin değiştirilerek başka bir türden yapıt durumuna getirilmesi, sözgelişi romandan tiyatro yapıtı yapılması ya da başka bir düzene konulması.
ÇİRİŞLENME
Çirişlenmek işi veya durumu. Nişastanın ve bazı inorganik tuzların etkisi ile yapısının bozulması, su alarak şişmesi, kristal özelliğini kaybetmesi ve viskozite ve enzimlere karşı hassasiyetinin artması.
ŞİŞLENME
Şişlenmek işi.
YEMİŞLENMEK
Ağaçlar meyve vermek.
KEŞİŞLENMEK
Uyumak.
DİŞLENMEK
Dişleme işine konu olmak, dişle ısırılmak. Güçlenmek, dediğini yaptırır olmak. Tanelenmek, diş tutmak.
MENEVİŞLENME
Menevişlenmek işi.
MENEVİŞLENMEK
Bir yüzeyde renk dalgalanmaları oluşmak, harelenmek.
FİŞLENME
Fişlenmek işi.
ŞİŞLENMEK
Şişleme işine konu olmak. Yırtıcı kuş, avına hızla saldırmak.
ÖZMENEVİŞLENME
Belirli bir menevişlerine ereği olmaksızın, oda sıcaklığında kendi kendine olan menevişlenme olayı.
FİŞLENMEK
Fişleme işi yapılmak.
ÇİRİŞLENMEK
Çiriş sürülmek.
ÇEMİŞLENMEK
Kuruyup tatlanmak.
YEMİŞLENME
Yemişlenmek işi.
İŞLENMEK
İşleme işi yapılmak. Boş duramamak, bir şeylerle uğraşmak: Taze işlenip duruyor. Kendisi için iş olarak vazife edinmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞLENME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KEFEKİ
Yapılarda kullanılan açık renkli, delikli, hafif, işlenmesi kolay, ateşe dayanıklı bir taş türü. Diş taşı.
EBONİT
Yüz kısım kauçuğun otuz iki kısım kükürtle işlenmesinden elde edilen plastik madde.
ÖĞÜTÜCÜ
Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.
BİLİŞİM
İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
HAM
Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış. Gerçekleşme kolaylığı ya da imkânı olmayan. İşlenmemiş (madde). İdmansız. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
FİLİZ
Tohumdan veya tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. Ocaktan çıkarılan işlenmemiş, başka maddelerle karışık hâlde bulunan, ham maden birleşiği.
BOZCA
Rengi boza çalan. İşlenmemiş, çalılık toprak, ham tarla.
GRAVÜR
Ağaç, taş veya metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği. Bu teknikle yapılmış resim.
ÇETİN
Amaçlanan duruma getirilmesi, elde edilmesi, çözümlenmesi, işlenmesi güç veya engeli çok olan, güç, zor, müşkül.
CAİZ
Din, yasa, töre vb. bakımdan işlenmesinde, yapılmasında sakınca olmayan, yapılıp işlenmesine izin verilen. Uygun, yerinde sayılan, yakışık alan.
FABRİKA
İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu, üretimevi.
BOR
İşlenmemiş, taşlık, sert, ekilmemiş (toprak), borak. Atom numarası 5, atom ağırlığı 10,8, yoğunluğu 2,45 olan, tabiatta bor asidi veya boratlar durumunda bulunan basit element (simgesi B). Niğde iline bağlı ilçelerden biri.
BAKİRLİK
Kızlık. İşlenmemiş olma durumu.
ORTAKÇILIK
Toprağın işlenmesi sonucunda elde edilecek ürünün, toprak sahibi ile toprağı işleyen arasında koşulları önceden belirlenen özel sözleşmeye göre paylaşılmasına dayanan işletme biçimi, yarıcılık, marabacılık.
HOZAN
Dinlenmeye bırakılmış, birkaç yıl işlenmemiş tarla.
İŞLENİŞ
İşlenme işi.
DİŞLENME
Dişlenmek işi.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.