Sonu İŞKEMBE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "işkembe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu işkembe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında işkembe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde işkembe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İŞKEMBE

Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü. Kasaplık hayvanlarda mideyi oluşturan bölümlerin bütünü, göden. Mide.

  -   -   -  

Anlamında İŞKEMBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞKEMBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FİTOÖSTROJENLER

Belli bitkilerde bulunan ve östrojen etkisi gösteren maddeler. İşkembede uğradıkları kimyasal değişikliklerle daha etkin hâle gelirler.

GÖDEN

Kalın bağırsağın son bölümü, göden bağırsağı, rektum. Hayvanın midesi. İşkembe.

GARIMAK

Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.

SAKATAT

Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları.

GODEN

Kurbağa. Karın, işkembe.

TUZLAMA

Tuzlamak işi. Tuzlanarak hazırlanan. İşkembe ile yapılmış olan bir yemek türü.

İŞKEMBECİLİK

İşkembecinin yaptığı iş.

GİLİZ

Mide, işkembe. Salya.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

İŞKEMBELİ

İşkembesi olan. İçinde işkembe bulunan (çorba, yemek).

AVLUK

İşkembe.

DARBUNA

Kuzu işkembesini saran yağ tabakası.

COTYLOPHORON

Paramphistomatidae ailesinde bulunan geviş getiren hayvanların işkembe ve bağırsaklarında parazitlenen trematod cinsi.

BOMBAR

İşkembe. Buğday tanelerine dadanan kara renkli bir böcek. Koyun ve benzerleri hayvanların kalın barsağı.

CİĞERCİ

Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.

İŞKEMBECİ

İşkembe veya işkembe çorbası satan kimse.

BICI

Kaz ve ördek yavrusu. İşkembenin tersi. İşkembeden yapılan bir yemek.

PAÇACI

Kasaplık hayvanların ayaklarını satan kimse. Paça, işkembe pişirilen dükkân.

ÇOPUR

Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.

BÖĞEN

Koyun, keçinin bol yeşil ot yediği gün bırakraktığı iri yumuşak pislik, koyunlarda görülen ishal. İçine yağ konulan işkembe. Çocuğun ve hayvan yavrusunun ilk pisliği. Suyun önüne çekilen set, bent.