Kelimeler arşivi içinde; başında "işkembe" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. işkembe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu işkembe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde işkembe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İŞKEMBECİLİK
İŞKEMBESİZ
İŞKEMBECİ, İŞKEMBELİ
İŞKEMBE
İŞKEMBE
Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü. Kasaplık hayvanlarda mideyi oluşturan bölümlerin bütünü, göden. Mide.
İŞKEMBECİ
İşkembe veya işkembe çorbası satan kimse.
İŞKEMBESİZ
İşkembesi olmayan. İşkembesi geniş.
İŞKEMBECİLİK
İşkembecinin yaptığı iş.
İŞKEMBELİ
İşkembesi olan. İçinde işkembe bulunan (çorba, yemek).
Bu bölümde tanımı içerisinde İŞKEMBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAŞ
Sığır işkembesi. Çekirdekli kayısı kurusu.
CİĞERCİ
Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.
PAÇACI
Kasaplık hayvanların ayaklarını satan kimse. Paça, işkembe pişirilen dükkân.
GARIMAK
Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.
DARBUNA
Kuzu işkembesini saran yağ tabakası.
GODEN
Kurbağa. Karın, işkembe.
COTYLOPHORON
Paramphistomatidae ailesinde bulunan geviş getiren hayvanların işkembe ve bağırsaklarında parazitlenen trematod cinsi.
HIRTIŞ
Güç, kuvvet. Zayıf, hastalıklı. Kalabalık eşya. Kazınan işkembeden çıkan posa. Kepek. Ciltteki pürüzler.
SAKATAT
Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları.
GÖMBÜL
Kuyruksuz tavuk ve benzerleri hayvanlar. Bulgurla yapılmış işkembe dolması.
BOMBAR
İşkembe. Buğday tanelerine dadanan kara renkli bir böcek. Koyun ve benzerleri hayvanların kalın barsağı.
GİLİZ
Mide, işkembe. Salya.
AVLUK
İşkembe.
FİTOÖSTROJENLER
Belli bitkilerde bulunan ve östrojen etkisi gösteren maddeler. İşkembede uğradıkları kimyasal değişikliklerle daha etkin hâle gelirler.
ARDALA
Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.
ÇOPUR
Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.
GÖDEN
Kalın bağırsağın son bölümü, göden bağırsağı, rektum. Hayvanın midesi. İşkembe.
TUZLAMA
Tuzlamak işi. Tuzlanarak hazırlanan. İşkembe ile yapılmış olan bir yemek türü.
BÖĞEN
Koyun, keçinin bol yeşil ot yediği gün bırakraktığı iri yumuşak pislik, koyunlarda görülen ishal. İçine yağ konulan işkembe. Çocuğun ve hayvan yavrusunun ilk pisliği. Suyun önüne çekilen set, bent.
BICI
Kaz ve ördek yavrusu. İşkembenin tersi. İşkembeden yapılan bir yemek.