İŞKEMBE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "işkembe" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. işkembe ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu işkembe ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde işkembe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

İŞKEMBECİLİK

10 harfli kelimeler

İŞKEMBESİZ

9 harfli kelimeler

İŞKEMBECİ, İŞKEMBELİ

7 harfli kelimeler

İŞKEMBE

Bazı kelimelerin anlamları

İŞKEMBE

Geviş getirenlerin ilk ve en büyük mide bölümü. Kasaplık hayvanlarda mideyi oluşturan bölümlerin bütünü, göden. Mide.

İŞKEMBECİ

İşkembe veya işkembe çorbası satan kimse.

İŞKEMBESİZ

İşkembesi olmayan. İşkembesi geniş.

İŞKEMBECİLİK

İşkembecinin yaptığı iş.

İŞKEMBELİ

İşkembesi olan. İçinde işkembe bulunan (çorba, yemek).

  -   -   -  

Anlamında İŞKEMBE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İŞKEMBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAŞ

Sığır işkembesi. Çekirdekli kayısı kurusu.

CİĞERCİ

Kesilen hayvanların ciğer, baş, ayak, işkembe vb. parçalarını satan kimse, sakatatçı. Ciğer pişirip satan kimse.

PAÇACI

Kasaplık hayvanların ayaklarını satan kimse. Paça, işkembe pişirilen dükkân.

GARIMAK

Bir kimseyi ya da malı başkasına kötülemek: Hasan, Ahmet'i garıdı. Oyun bozmak: Ayşe'yi oyuna almıyalım. O çok garıyor. İşe yaramaz olmak, eskimek: Hayvanın nalı garıdı, yeniletiver. İşler üst üste yığılmak: İşler garıdı, altından nasıl çıkacağız bakalım. Tarlada ürünler fazlaca olgunlaşıp, kendiliğinden dökülmek, boşa gitmek. Usanmak, bıkmak. Karın. İşkembe. Suya batmak, suya boğmak. Yaşlanmak: Gurumuş, garıhmış kimi yeri çürümüş.

DARBUNA

Kuzu işkembesini saran yağ tabakası.

GODEN

Kurbağa. Karın, işkembe.

COTYLOPHORON

Paramphistomatidae ailesinde bulunan geviş getiren hayvanların işkembe ve bağırsaklarında parazitlenen trematod cinsi.

HIRTIŞ

Güç, kuvvet. Zayıf, hastalıklı. Kalabalık eşya. Kazınan işkembeden çıkan posa. Kepek. Ciltteki pürüzler.

SAKATAT

Kesilmiş hayvanın yürek, karaciğer, böbrek, işkembe, beyin, vb. iç organlarıyla baş ve ayakları.

GÖMBÜL

Kuyruksuz tavuk ve benzerleri hayvanlar. Bulgurla yapılmış işkembe dolması.

BOMBAR

İşkembe. Buğday tanelerine dadanan kara renkli bir böcek. Koyun ve benzerleri hayvanların kalın barsağı.

GİLİZ

Mide, işkembe. Salya.

AVLUK

İşkembe.

FİTOÖSTROJENLER

Belli bitkilerde bulunan ve östrojen etkisi gösteren maddeler. İşkembede uğradıkları kimyasal değişikliklerle daha etkin hâle gelirler.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

ÇOPUR

Yüzü çiçek hastalığından kalma küçük yara izleri taşıyan, aşırı çiçek bozuğu olan (kimse), işkembe suratlı.

GÖDEN

Kalın bağırsağın son bölümü, göden bağırsağı, rektum. Hayvanın midesi. İşkembe.

TUZLAMA

Tuzlamak işi. Tuzlanarak hazırlanan. İşkembe ile yapılmış olan bir yemek türü.

BÖĞEN

Koyun, keçinin bol yeşil ot yediği gün bırakraktığı iri yumuşak pislik, koyunlarda görülen ishal. İçine yağ konulan işkembe. Çocuğun ve hayvan yavrusunun ilk pisliği. Suyun önüne çekilen set, bent.

BICI

Kaz ve ördek yavrusu. İşkembenin tersi. İşkembeden yapılan bir yemek.