Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iğdiş" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iğdiş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iğdiş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iğdiş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İĞDİŞ
İĞDİŞ
Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).
Bu bölümde tanımı içerisinde İĞDİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BURMA
Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.
BURMAK
Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.
BURUH
Yumurtası burularak erkekliği giderilmiş koç, teke ve benzerleri hayvan. Densiz, münasebetsiz, aşırı cilve yapan. 1.Ters, inatçı. Erkek keçinin iğdiş edilmişi.
ÖKÜZ
Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.
ERKEÇ
İğdiş edilmiş, üç yaşından büyük erkek keçi.
EHTE
İğdiş edilmiş at.
AHTA
İğdiş, iğdiş manda.
ENENÜK
İğdiş edilmiş hayvan.
AYDEŞ
Zayıf, cılız. Çirkin, vücudu uygun olmıyan. Akşama kadar durmadan koşup oynıyan çocuk. İğdiş. Gelişmeyen, cılız bebek.
ENELMEK
Büyümek, ele gelmek. İğdiş olmak.
EĞEMEK
İğdiş etmek. Asmanın dallarını budamak.
ENCİ
Hayvanları eneleyen, iğdiş eden adam.
ARINIK
Her çeşit mikroptan arınmış, steril, sterilize. Temiz, tertemiz, saf, iyi. İğdiş edilmiş, burulmuş hayvan. Geçilmek üzere, otu, taşı ayıklanmış tarla yolu. Arınmış olan. Temiz, saf, berrak. Şanlıurfa ili, Gölcük bucağına bağlı bir yer.
ENET
İğdiş edilmiş hayvan. Kayık ve gemilerin denize indikleri eğik yer. Enginde akan suya ve pınara gidebilmek için açılan yol. Kara sığır gerdanı. İnat.
ENEMEK
İğdiş etmek.
AHDA
İğdiş edilmiş erkek hayvan. İşe yaramaz. Akdağ (Yozgat).
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
ENENİK
İğdiş edilmiş hayvan.
ENELTMEK
Hayvanları iğdiş ettirmek.
ENEKÇİ
Hayvanları eneleyen, iğdiş eden adam.