İçinde İĞDİŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "iğdiş" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde iğdiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu iğdiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında iğdiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İĞDİŞ

Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).

  -   -   -  

Anlamında İĞDİŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İĞDİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARINIK

Her çeşit mikroptan arınmış, steril, sterilize. Temiz, tertemiz, saf, iyi. İğdiş edilmiş, burulmuş hayvan. Geçilmek üzere, otu, taşı ayıklanmış tarla yolu. Arınmış olan. Temiz, saf, berrak. Şanlıurfa ili, Gölcük bucağına bağlı bir yer.

ENELTMEK

Hayvanları iğdiş ettirmek.

ENEKÇİ

Hayvanları eneleyen, iğdiş eden adam.

ALAŞA

Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).

ENET

İğdiş edilmiş hayvan. Kayık ve gemilerin denize indikleri eğik yer. Enginde akan suya ve pınara gidebilmek için açılan yol. Kara sığır gerdanı. İnat.

AHDA

İğdiş edilmiş erkek hayvan. İşe yaramaz. Akdağ (Yozgat).

ENCİ

Hayvanları eneleyen, iğdiş eden adam.

BURMAK

Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.

AYDEŞ

Zayıf, cılız. Çirkin, vücudu uygun olmıyan. Akşama kadar durmadan koşup oynıyan çocuk. İğdiş. Gelişmeyen, cılız bebek.

ENELMEK

Büyümek, ele gelmek. İğdiş olmak.

EHTE

İğdiş edilmiş at.

AHTA

İğdiş, iğdiş manda.

ENEMEK

İğdiş etmek.

ERKEÇ

İğdiş edilmiş, üç yaşından büyük erkek keçi.

BURUH

Yumurtası burularak erkekliği giderilmiş koç, teke ve benzerleri hayvan. Densiz, münasebetsiz, aşırı cilve yapan. 1.Ters, inatçı. Erkek keçinin iğdiş edilmişi.

ÖKÜZ

Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.

EĞEMEK

İğdiş etmek. Asmanın dallarını budamak.

BURMA

Burmak işi. Burularak yapılmış altın bilezik. Burulmuş, burularak yapılmış, kıvrılmış. Eğrilmek için bükülmüş yün. Musluk. Yaşken burularak kurutulan ot. Kuru incir. Hadım etme, iğdiş etme. Sarığıburma.

ENENİK

İğdiş edilmiş hayvan.

ENENÜK

İğdiş edilmiş hayvan.