Sonu İÇERKE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "içerke" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu içerke ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında içerke olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde içerke olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

İÇERKE

Bir dizge ya da nesnenin konumundan doğan gizil güç dışında, içerdiği her tür erke.

  -   -   -  

Anlamında İÇERKE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İÇERKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ELLİKALTI

Ekin biçerken bir elin aldığı kadar toplanan sap.

ENNİK

Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Bir çeşit kilim. Orakla ekin biçerken son üç parmağa takılan tahta koruyucu.

GIPCITMAK

Bir şeyi iyi kesememek: Entariyi biçerken makas gıpcıdı.

HÖPÜRDETMEK

Bir şey içerken "höpür" diye ses çıkarmak, hopurdatmak.

ELLİK

Eldiven. Yelken dikenlerin kullandığı, madenî yüksüğü olan meşin eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven biçiminde, tahtadan yapılmış olan bir araç.

GÖÇERGİ

Tarlayı biçerken ya da sürerken aynı yönde ilerleyen işçi.

ELCEK

Eli korumak için ele takılan ya da alınan kanca gibi bir araç. Tırpanın el ile tutulan yeri. Bulgur taşında elle tutulan yer. Kapının tutacak yeri. Harman aygıtını çevirmek için kullanılan kol. Sapanın elle tutulan ye ri. Kuvvetsiz, zayıf kadın. Yağ eritmeye yarayan küçük kap. Küçük çekiç. İplik bükülen çıkrığın el ile tutulan yeri. El değirmenini çevirmek için el ile tutulan yer. Eldiven. Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Eldiven, ellik. Eldiven (Çayağzı). Hızkeserleri ve yönelteci işletmek için kullanılan el sapları. Tırpanın, sobanın toprak sürülürken elle tutulan kısmı. Çıkrık kolu. Yün eldiven. (Yenikent Aksaray Niğde, Laçin Eskişehir, Nudra Şarkikaraağaç Isparta). Gelin eldiveni. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta).

ENTALPİ

Bir dizgenin içerkesiyle basınç-oylum çarpımının toplamından oluşan ve değişimi, durgan basınçta dizgenin aldığı ya da verdiği ısıyı gösteren termodinamik durum izlevi. Bir sistemin iç enerjisi ile basınç-hacim çarpımının toplamı. Entalpi (H), H=U+PV bağıntısı ile verilir ki burada; U, iç enerjiyi; P, basıncı; V ise hacmi gösterir. Bir sistemin ısı içeriği, H.

ELNİK

Ekin biçerken elin üç parmağına geçirilen tahta araç.

GEVİŞMEK

Gerinmek. Orakla ekin biçerken yarış yapmak. Bir iş hakkında çok konuşmak.

LINGIRDAMAK

Su ve sulu şeyler içerken ya da dökülürken ses çıkmak.

ENLİK

Ekin biçerken sol elin parmaklarına geçirilen, eldiven şeklinde tahtadan yapılan bir araç. Boyacılıkta kullanılan bir çeşit ot. Yağ ya da balmumu ile karıştırılarak merhem yapılan bir çeşit ot. Dağ ya da tepelerin eteklerindeki ufak tarla. Yüze sürülen kırmızı boya. Enli. Boyacılıkta kullanılan kökü kızıl bir ot.

ELLİKLEME

Ekin biçerken bir elin kavrayabildiği kadar kısmını avucunun içine alma. Ekin destesi.

ENACI

Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.

EĞNEL

Sürülecek bir tarlanın belirli kimselere ayrılan, kısım ya da parçaları. Orakla biçerken tarlanın uzunlamasına ayrılan parçalarından biri, dilimi.

ENAR

Orak biçerken kılavuzluk eden adam, amelebaşı.

KESLEMEK

Yemeği isteksizce seçerek yemek. Hayvan samanın incesini yiyip irisini ayırmak. İşi yanda bırakmak, kesmek; Orak biçerken herif kesledi.

ALABUT

Buğdayın kötü olması ve biçerken başından çalınması. Yazın mandaları serinletmek için üzerlerine su atmaya yarıyan, ağaçtan yapılmış çukur kürek, çömçe.

TOKA

Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. El sıkışma.

HON

Ekin biçerken sıralanan işçi takımı, işçi bölüğü. Ekin biçilirken sıralanan işçilerin, tarlanın sonuna kadar açtıkları yer. Ekin biçilirken belirtilen bir kısım yer. İşlenen tarladaki toprak kesiti, hendek. Han. Deniz dalgası. Boş: Hon ev. Tırpanın bir vuruşta biçtiği ekin. Harman yeri, ekin yeri. Ekin biçerken sıralanan işçi bölüğü. Tırpanın bir vuruşta açtığı yer. İşçilerin ekip biçerken uyguladıkları biçme düzeni. (Ağın Elâzığ).