İçinde ŞERE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "şere" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu şere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

ŞEREFLENDİRİLMEK

15 harfli kelimeler

ŞEREFLENDİRİLME, ŞEREFLİKOÇHİSAR

14 harfli kelimeler

ŞEREFLİDAVUTLU, ŞEREFLENDİRMEK

13 harfli kelimeler

ADABIMUAŞERET, ŞEREFLİGÖKÖZÜ, ŞEREFLENDİRME

12 harfli kelimeler

YEŞEREBİLMEK, YENİŞEREFİYE, VUŞERERİOZİS

11 harfli kelimeler

TÜRKŞEREFLİ, YEŞEREBİLME, ŞEREFSİZLİK, ŞEREFSUNGUR, ŞEREFLENMEK

10 harfli kelimeler

ŞEREFLENME, ŞEREFLİLİK, ŞEREMETLER

9 harfli kelimeler

ŞEREFOĞLU, MÜBAŞERET, ŞEREKERİM, ŞEREMETLİ

8 harfli kelimeler

ŞEREFNAZ, ŞEREFNUR, ŞEREFLER, ŞEREFHAN, ŞEREFKÖY, MUAŞERET, ŞEREFİYE, GÜLŞEREF, GEVŞEREK, ŞEREFSİZ, ŞEREFYAP

7 harfli kelimeler

ŞEREFİN, ŞEREFLİ, ŞEREVLE, ŞEREVAZ, ŞEREMET, BEŞERET

6 harfli kelimeler

İŞEREK, İŞERET, MEŞERE, ŞEREFE, HAŞERE

5 harfli kelimeler

ŞEREN, ŞEREF

4 harfli kelimeler

ŞERE

Bazı kelimelerin anlamları

ŞERE

Yara, yanık izi.

TÜRKŞEREFLİ

Ankara ili, Haymana ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YENİŞEREFİYE

Bursa şehrinde, İznik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ŞEREFLİGÖKÖZÜ

Ankara şehrinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ŞEREFLENDİRİLME

Şereflendirilmek durumu.

ŞEREFSİZLİK

Şerefsiz olma, şerefini koruyamama durumu, onursuzluk.

YEŞEREBİLME

Yeşerebilmek işi.

ŞEREFLENDİRİLMEK

Şereflendirme işi yapılmak.

YEŞEREBİLMEK

Yeşerme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ŞEREFLİDAVUTLU

Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

VUŞERERİOZİS

Wuchereria cinsi nematodların neden olduğu enfeksiyon.

ADABIMUAŞERET

Görgü kuralları.

ŞEREFSUNGUR

Kocaeli ilinde, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ŞEREFLİKOÇHİSAR

Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

ŞEREFLENDİRME

Şereflendirmek işi, onurlandırma.

ŞEREFLENDİRMEK

Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onurlandırmak.

  -   -   -  

Anlamında ŞERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ŞERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

ÇEVİRME

Çevirmek işi, tedvir. Çevrilmiş, tercüme edilmiş. Uzaktan dolaşıp düşmanın yan gerilerine düşerek onu istemediği bir durumda dövüşmek zorunda bırakma, sarma, muhasara. Kuzu, oğlak vb. hayvanların şişte, kor üzerinde çevrilerek pişirilmişi. Dikenlerden, ağaç dallarından yapılmış duvar. Bir müzik parçasındaki aralığın veya bir cümle parçasının tiz sesini pese, pes sesini tize dönüştürmek işi.

DİL

Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

AĞBENEK

Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.

EKSELANS

Bakanlık ve elçilikten başlayarak cumhurbaşkanlığına kadar yükselen, yüksek makam sahibi yabancılara verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.

ESTERLEŞME

Oksijenli asitlerle alkollerin birleşerek ester oluşturması.

ASTSUBAY

Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.

DÖNÜŞÜMCÜLÜK

Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.

DİTİRAMP

Eski Yunanların Dionysos şerefine okudukları tören şarkısı. Lirik şiir.

ÇANGIRDAMAK

Düşerek veya birbirine çarparak gürültü çıkarmak.

BİLİR

"Anlar, sayar, yapar" anlamları ile adlarla birleşerek birleşik sıfat kuran bir söz.

ALTES

Prens ve prenseslere verilen şeref unvanı. Bu unvanı taşıyan kimse.

BLASTULA

Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, morula.

BİREYLEŞME

Türle ilgili bir örnek olarak bireyde gerçekleşmesi. Bütünün parçalarından birisinin gelişerek belirgin ve bağımsız bir duruma gelmesi. Bağımsız kişiliğe varan gelişme süreci.

DÖNÜŞÜMLÜ

Değişen, sıra ile olan. Değişerek, sıra ile.

ALİCENAP

Cömert. Onurlu, şerefli. Onurlu, şerefli bir biçimde.

ERCİK

Çiçek tozu üreten ve on tanesi çeşitli biçimde birleşerek erkek organı meydana getiren çiçek kısmı.

ELLEŞMEK

Elle dokunmak. El sıkarak selamlaşmak. Birine dokunacak söz söylemek. Elle itişerek şakalaşmak. Alışverişte, alanla satan birbirlerinin ellerini tutup sıkarak uzlaşmak. Birbirinin elini sıkarak güç denemesi yapmak. Ağır bir yükü kaldırmak için birkaç kişi birden tutmak. Yardımlaşmak.

BİLEŞİK

Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.