Kelimeler arşivinde; içinde "şakak" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde şakak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu şakak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında şakak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ŞAKAK
Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge.
ŞAKAKUL
Tekesakalı da denilen bitkinin yenilebilen, ak, tatlı, gevrek kökü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ŞAKAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEMPUS
Şakak.
PÜRÇEK
Şakaklardan sarkan saç, zülüf. Bitkilerin saçaklı kökü veya püskülü, pürçük.
DULUK
Yüz. Şakak. Yüzün şakakla çene arasındaki yanı. Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım, favori.
DULUN
Şakak. Çene kemikleri. Siper, kuytu yer. Arka taraf. Yan, yan taraf. Deve yavrusu.
TEMPOR
Şakak.
POSTTEMPORAL
Şakak (temporal) kemiğinin ardında.
TEMPORALİS
Şakağa ait, şakakla ilgili olan.
DULUKLUK
Kadın başlıklarının iki tarafına şakakların üstüne gelmek üzere takılan süs.
KÖŞE
Birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı, zaviye. İki duvarın birleştiği girintili veya çıkıntılı yer. İki sokağın veya caddenin kesiştiği yer, büküç. Bölüm, yer veya yan. Kuytu, tenha veya ücra yer. Kimsenin kolay kolay uğramadığı yer. Kesici araçları bilemeye yarayan bir çeşit taş, bileği taşı. Kadınların başlarına takarak yüzlerine ya da şakaklarına sarkıttıkları gümüş ya da altın süs eşyası. Dört yönden her biri. Yapıda köşelere konulan büyük ve düzgün taş. Deriden kesilmiş, çarık dikmekte kullanılan sırım. Kanepe yastığı. Gelin ya da sünnet çocuğu için hazırlanan yer. Ocağın bir kenarı. Ocak başı. Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık : Ahmet gene köşe çıkardı. Halının bir köşesine yapılan bir çeşit süs, köşe motifi. Ayaktopu alanını oluşturan yan ve kale çizgilerinin kesişme noktalarından her biri. Bir açıyı belirleyen iki yarıdoğrunun kesiştiği nokta. Çokgen tanımında sözü geçen noktalarından biri Verilen bir çok yüzlünün yüzlerini oluşturan çokgenlerin köşelerinden biri. 4- Yalınca tanımında sözü geçen noktalarından biri. İki ya da daha çok sayıdaki metal parçanın birbirlerine bağlandığı yer.
DULUM
Köşe, köşe başı. Şakak. Şakaklardaki saç, zülüf. Komşu, yakın çevre. Kare: Karşıki bahçeler dulum dulum yapılmış. Yufkanın arasına peynir konulup bükülmüşü.
ZÜLÜF
Şakaklardan sarkan saç lülesi. Sevgilinin saçı, zülfüyâr.
TULUN
Şakak. Bütün. Yanak. Dolun.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
PİRÇEYH
Şakakların üstünden sarkan saç tutamı, zülüf.
DULUH
Duvar dibi. Şakak. Avurt.
SAMAY
Şakak, kulaktozu.