Kelimeler arşivinde; içinde "istem" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde istem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu istem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında istem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİSTEMLEŞTİRMEK
SİSTEMLEŞTİRME
EPİSTEMOLOJİK
SİSTEMLEŞMEK, SİSTEMSİZLİK, EPİSTEMOLOJİ
İSTEMSİZLİK, SİSTEMCİLİK, SİSTEMLEŞME
SİSTEMATİK, FOTOSİSTEM
İSTEMİHAN, EKOSİSTEM, DİSTEMPER, SİSTEMSİZ, İSTEMSEME
SİSTEMLİ, SİSTEMCİ, NİSTEMEK, SİSTEMİK, SAĞİSTEM, MERİSTEM, İSTEMSİZ
İSTEMEK, İSTEMLİ, İSTEMEY, SİSTEMA
İSTEME, İSTEMİ, SİSTEM
İSTEM
İSTEM
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.
SİSTEMSİZ
Düzensiz. Belirli kural ve ilkelere uymayan, dizgesiz.
SİSTEMLEŞTİRMEK
Sistemli duruma getirmek. Sistem durumuna getirmek.
EPİSTEMOLOJİ
Bilgi kuramı.
FOTOSİSTEM
Fotosentetik hücrelerde, ışık absorbe eden pigmentlerin işlevsel bir seti ve onun tepki merkezi.
SİSTEMSİZLİK
Sistemsiz olma durumu.
DİSTEMPER
Hayvanlardaki bulaşıcı bir grup hastalığın ortak adı.
SİSTEMLEŞTİRME
Sistemleştirmek işi.
SİSTEMLEŞME
Sistemleşmek işi.
SİSTEMATİK
Sistemli.
EKOSİSTEM
Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem. Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem. Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem. Bir alandaki canlı ve cansız varlıkların hepsinin birlikte oluşturduğu sistem.
İSTEMİHAN
Göktürk Devletinin kurucusu Bumin Kağan'ın kardeşi olan Türk hakanı.
EPİSTEMOLOJİK
Bilgi kuramı ile ilgili.
İSTEMSİZLİK
İstemsiz olma durumu.
SİSTEMLEŞMEK
Sistemli duruma gelmek. Sistem durumuna gelmek.
SİSTEMCİLİK
Toplum biliminde etkileşim alanlarını çeşitli sistemlere ayıran bilim yöntemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde İSTEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
BELİTKEN
Belitler sistemi.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
BELGEGEÇER
Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
BEDDUA
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.
BİLENMEK
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
BAĞIMLI
Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
ARZULAMAK
İstek duymak, özlemek, istemek.
AZOİK
En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).
BIKMAK
Tekrarlanması, sürüp gitmesi yüzünden bir şeyden doygunluk veya yorgunluk duyarak onu istemez duruma gelmek, usanmak. Dayanamaz duruma gelmek.
BELİTLEME
Belitlemek işi. Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi.
BAREM
Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.