Kelimeler arşivinde; içinde "üşü" olan, toplam 182 tane kelime bulunuyor. İçerisinde üşü bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu üşü ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında üşü olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DÜŞÜNCELLEŞTİRME
DÜŞÜNDÜREBİLMEK
DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK, BÖLÜŞÜLEBİLMEK, DÜŞÜNDÜREBİLME, DÜŞÜNÜLEBİLMEK, GÖRÜŞÜLEBİLMEK
DÜŞÜNCESİZLİK, BÖLÜŞÜLEBİLME, DÜŞÜNDÜRMELİK, DÜŞÜNÜLEBİLME, GÖRÜŞÜLEBİLME
DÖNÜŞÜMCÜLÜK, DÜŞÜNCELİLİK, DÜŞÜNDÜRTMEK, BÖLÜŞÜVERMEK, BÜZÜŞÜVERMEK, DÖNÜŞÜVERMEK, DÜŞÜNCESİZCE, DÜŞÜNEBİLMEK, DÜŞÜNÜVERMEK, DÜŞÜREBİLMEK, DÜŞÜRTTÜRMEK, DÜŞÜRÜVERMEK, MINGILIDÜŞÜK
DÜŞÜNCELLİK, DÜŞÜNDEŞLİK, DÜŞÜNDÜRMEK, DÜŞÜNDÜRTME, DÜŞÜNDÜRÜCÜ, DÜŞÜNÜCÜLÜK, KÜŞÜMLENMEK, BİYODÖNÜŞÜM, BÖLÜŞÜVERME, BÜZÜŞÜVERME, DÖNÜŞÜVERME, DÜŞÜNCEMELİ, DÜŞÜNEBİLME, DÜŞÜNÜVERME, DÜŞÜREBİLME, DÜŞÜRTTÜRME, DÜŞÜRÜVERME, GÜNDÜŞÜRÜCÜ, HÜŞÜKTÜRMEK, HÜŞÜMLENMEK, ISILÇÖZÜŞÜM, ÜŞERÇÖZÜŞÜM, ÜŞÜŞÜVERMEK, ÜŞÜYEBİLMEK
DÜŞÜNCESİZ, DÜŞÜNÜLMEK, DÜŞÜNÜRLÜK, DÜŞÜRÜLMEK, GÖRÜŞÜLMEK, GÜLÜŞÜLMEK, KÜŞÜMLENME, BÜZÜŞÜKLÜK, DÖNÜŞÜMSÜZ, DÜŞÜNBİLİM, DÜŞÜNDÜRME, DÜŞÜNDÜRÜK, DÜŞÜNGÜDÜM, DÜŞÜNÜKSÜZ, DÜŞÜVERMEK, ÜŞÜŞÜVERME, ÜŞÜYEBİLME
DÖNÜŞÜMCÜ, DÖNÜŞÜMLÜ, DÜŞÜNCELİ, DÜŞÜNTÜLÜ, DÜŞÜNÜLME, DÜŞÜRTMEK, DÜŞÜRÜLME, GÖRÜŞÜLME, GÜLÜŞÜLME, GÜMÜŞÜMSÜ, İZDÜŞÜREN, DÖNÜŞÜMCE, DÜŞÜNCEME, DÜŞÜNEKLÜ, DÜŞÜNGÜLÜ, DÜŞÜNYAPI, DÜŞÜVERME, EŞDÖNÜŞÜR, GÖRÜŞÜLEN, İZDÜŞÜREÇ, ÜŞÜMLEMEK, ÜŞÜVERMEK
DÜŞÜKLÜK, DÜŞÜNCEL, DÜŞÜNDEŞ, DÜŞÜNMEK, DÜŞÜNSEL, DÜŞÜNÜCÜ, DÜŞÜRMEK, DÜŞÜRTME, BÜZÜŞÜYH, DÜŞÜKDON, ÖLÜBÜŞÜK, PÜŞÜRMEK, TÜŞÜNMEK, TÜŞÜRMEK, TÜYÜŞÜCÜ, ÜŞÜLEMEK
BÖLÜŞÜM, BÜZÜŞÜK, DÖNÜŞÜM, DÜŞÜNCE, DÜŞÜNME, DÜŞÜNÜM, DÜŞÜNÜR, DÜŞÜNÜŞ, DÜŞÜRME, DÜŞÜRÜM, DÜŞÜRÜŞ, ÜŞÜRMEK, ÜŞÜŞMEK, ÜŞÜTMEK, BAŞDÜŞÜ, BÖLÜŞÜK, ÇÖZÜŞÜK, ÇÖZÜŞÜM, DAĞDÜŞÜ, DEGÜŞÜK, DÖKÜŞÜK, DÖNÜŞÜK, DÖNÜŞÜL, DÖNÜŞÜN, DÜMÜŞÜG, DÜMÜŞÜK, DÜŞÜLKE, DÜŞÜLKÜ, DÜŞÜNEK, DÜŞÜNGÜ, Devamını Oku »»
ÜŞÜMEK, ÜŞÜNTÜ, ÜŞÜRME, ÜŞÜŞME, ÜŞÜTME, ÜŞÜTÜK, ÇÜRÜŞÜ, DÜĞÜŞÜ, DÜNÜŞÜ, DÜŞÜNÜ, DÜŞÜYH, EMÜŞÜK, GÖRÜŞÜ, ÖLÜŞÜK, ÜŞÜMÜŞ
DÜŞÜK, DÜŞÜN, DÜŞÜŞ, DÜŞÜT, KÜŞÜM, ÜŞÜME, ÇÜŞÜK, DÜŞÜH, DÜŞÜM, HÜŞÜM, HÜŞÜR, HÜŞÜŞ, MÜŞÜK, ŞÜŞÜK
ÜŞÜK, ÜŞÜŞ
ÜŞÜ
ÜŞÜ
Kazma, kürek gibi araçlara sap yapmakta kullanılan sıyırgı.
DÜŞÜNDÜREBİLME
Düşündürebilmek işi.
DÜŞÜNCESİZLİK
Düşüncesizce davranma durumu.
DÜŞÜNÜLEBİLMEK
Düşünülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜŞÜNDÜRMELİK
Düşündürmeye yol açan şey.
DÜŞÜNCELLEŞTİRME
Kimi olguların en belirgin örneklerine dayalı bir bilimsel çözümleme aracı ve kuram yapma temeli.
DÜŞÜNCELİLİK
Düşünceli olma durumu.
GÖRÜŞÜLEBİLMEK
Görüşülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜŞÜNDÜRTMEK
Düşündürmesine sebep olmak.
DÜŞÜNÜLEBİLME
Düşünülebilmek işi.
DÖNÜŞÜMCÜLÜK
Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru gelişerek ortaya çıktığını -öne süren- öğreti, transformizm.
GÖRÜŞÜLEBİLME
Görüşülebilmek işi.
BÖLÜŞÜLEBİLME
Bölüşülebilmek işi.
DÜŞÜNDÜREBİLMEK
Düşündürme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DÜŞÜNDÜRÜCÜLÜK
Düşündürücü olma durumu.
BÖLÜŞÜLEBİLMEK
Bölüşülme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜŞÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKILSAL
Düşünceyi ve gerçeği somut değerlerle birbirine bağlayan, hakikati içine alan.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
ALÇALTI
Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.
AKIL
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.
AĞBENEK
Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar. Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKIM
Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
AĞSI
Ağ görünüşünde olan, ağ gibi örülmüş olan.
AFALLATMAK
Şaşkınlığa düşürerek sersemleştirmek.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AKLINCA
Sandığına göre, düşünüşüne göre, umduğuna göre, aklı sıra.
ALEYHTARLIK
Bir işe, harekete veya düşünceye karşı olma, karşıtçılık.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ADİLİK
Bayağılık, düşüklük, aşağılık.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.