Kelimeler arşivinde; içinde "ütük" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ütük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ütük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ütük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜTÜKLEŞMEK
KÜTÜKLEŞME, ÜTÜKLENMEK, KÜTÜKUŞAĞI, KÜTÜKARABA, KÜTÜKLEMEK, KÜTÜKÇÜLÜK
ÜTÜKYURDU, GARAKÜTÜK, KARAKÜTÜK, KÜTÜKLEME
KÜTÜKKÖY, YÜTÜKLER, KÖRKÜTÜK, KÜTÜKLÜK, KÜSKÜTÜK
KÜTÜKÇÜ, KÜTÜKLÜ, ÜTÜKMEK
ÜŞÜTÜK
NÜTÜK, TÜTÜK, KÜTÜK, YÜTÜK
ÜTÜK
ÜTÜK
Çok ve çabuk üşüyen, ateş başından ayrılmak istemeyen. Genel olarak yanmış nesne. Fundalık, orman yangını sonucu açılmış yer. Taze ekine zarar veren küçük bir çeşit böcek. Ağaçlık, ormanlık yerden yakılarak açılan tarla. Sivas ili, Doğanşar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Zara ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tokat ilinde, Zile ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÜTÜKKÖY
Sinop şehrinde, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜTÜKLEME
Söz arasında ya da vaiz ederken anlatılan asılsız öykü.
KÖRKÜTÜK
Aşırı derecede (sarhoş, âşık vb.).
KARAKÜTÜK
Yemin. Aile büyüğü. Hastalıktan esmerleşmiş ve büyümemiş insan ya da hayvan. İçel şehri, Gülek bucağına bağlı bir bölge. Muş şehrinde, Hasköy ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Osmaniye ilinde, Kadirli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Samsun şehri, Boğazkaya nahiyesine bağlı bir bölge.
KÜTÜKUŞAĞI
Konya ili, Yeniceoba nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÜTÜKYURDU
Sivas ilinde, Zara ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KÜTÜKLÜK
İçine şarjöre geçirilmiş tüfek fişeği konulan ve palaska kayışına geçirilen kösele çanta, fişeklik.
KÜTÜKLEŞMEK
Sert ve duygusuz bir duruma gelmek.
GARAKÜTÜK
Evin yaşlısı, büyüğü.
YÜTÜKLER
Kırklar, yediler gibi yitik erenler.
KÜTÜKÇÜLÜK
Kereste alım satımı.
KÜTÜKARABA
Kağnı. (Eşmeyazı Kars).
KÜTÜKLEMEK
Ekilecek olan topraktaki yaban bitki ve ağaç köklerini çıkarmak, temizlemek: Tombak tarlayı kütüklemeli. Büyük ağaçları dört ya da beş metrelik tomruklara ayırmak.
KÜTÜKLEŞME
Kütükleşmek işi.
ÜTÜKLENMEK
Soğuğa dayanamamak. Ürkmek, korkmak. Alışmak, dadanmak. Kuşkulanmak. Birdenbire üşüyüp ürpermek, tüyleri diken diken olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜTÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOMRUK
Ağacın kesilerek silindir biçimine getirilmiş gövdesi. Tutukevi. Ayak ve ellere geçirilip bağlanan iki parça kütükten meydana gelen işkence aleti. İşlenmek veya biçilmek için hazırlanmış taş kütlesi.
TEVEKLEMEK
Üzüm kütüklerinde dip ve gövdeden fışkıran gereksiz sürgünleri temizlemek.
DOBAC
Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök.
KAPAK
Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.
BASAL
Kütük yarmak için ağaç veya demirden yapılan çivi.
ARTAŞAN
Odun gibi şeylerin üzerinde yarıldığı kütük.
FİŞEKLİK
Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.
ÇÖLÜK
İnce odun parçası, kıymık. Su kenarında dikilmiş ağaç. Binaların üzerine konulan ağaçların kiremit ve duvardan dışarda kalan kısmı. Kütük, tomruk.
BOĞNAMAK
Boğar gibi sıkı sıkı bağlamak. Dalı kertmek, gedik yapmak. Ağaç kütüklerini enine parçalamak.
ALVAR
Kütük, tomruk. Tahta bahçe duvarı, çit. Ardıç ağacı ve tahtası, ölü gömüldükten sonra konulan ardıç tahtası. Erzurum şehrinde, Pasinler ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Malatya şehri, Kuluncak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜTÜK
Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.
BAŞTAKLIK
Odun yararken alta konan büyük kütük.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
SİCİL
Resmî belgelerin kaydedildiği kütük. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumları. Görevlilerin meslek yaşamlarındaki çalışma durumlarının işlendiği dosya.
ÇON
Sığırlarda görülen ve kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Ağaç gövdesindeki yumru, budak. Kalça, but. Sığır hayvanlarının sırtında olan bir çeşit hastalık. At, eşek, öküz ve sığır gibi hayvanlarda görülen ve alnından ya da kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Hayvanlarda soğuktan olan bir çeşit hastalık, öküz zatürresi. Hayvan vücudunda olan yumru, ur. Dalsız, budaksız ağaç gövdesi. Ağaç gövdesinde meydana gelen ur ve yumrular. Yarması güç ve budaklı kütük. Odun kütüğünde dalların birleşim yeri. Yaranın üzerindeki kalın kabuk. Topal. Bir hayvan hastalığı.
ÇIBIKÇI
Bağ kütüklerinin dibi kazılırken budamaları tutup, kırılmaktan koruyan işçi: Çıbıkçı, gazıcılardan daha usta olmalı. Çubuk hastalığına yakalanmış çocukların ayağına çubuk vurarak iyileştirdiği sanılan kimse: Bu çocuk çıbık olmuş bir çıbıkçıya çıbıklattırıverin.
DOBACA
Araba okunun orta kısmında tekerlekleri geri bırakmayıp ileri çeken ağaç parçası. Dalları kesilmiş ağaç, direk, tomruk, kütük, kök. Kağnıdaki boyunduruk ağacı. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).
BAĞDALA
Birkaç sene işlenmemiş asma kütüğü: Bağın kütükleri bağdala olmuş.
PUS
Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür hafif sis. Yaprakların üzerinde görülen, örümcek ağını andıran böcek veya kurt yuvası. Bazen meme başında oluşan kabuk. Bazı meyvelerin üzerinde oluşan, zamk veya sakıza benzeyen madde. İnç. Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.