Kelimeler arşivinde; içinde "ülüş" olan, toplam 34 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ülüş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ülüş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ülüş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜLÜŞEFTELİ
DÖKÜLÜŞMEK, GÜLÜŞÜLMEK
YÜRÜTÜLÜŞ, BÜYÜTÜLÜŞ, ÇÜRÜTÜLÜŞ, GÜLÜŞÜLME
DÜNGÜLÜŞ, ÖĞÜTÜLÜŞ, GÜLÜŞMEK, GÜLÜŞKEN, TÜLÜŞMEN
BÜZÜLÜŞ, GÜLÜŞLÜ, HÜLÜŞKÜ, SÖKÜLÜŞ, TÜLÜŞAH, SÜRÜLÜŞ, BÜKÜLÜŞ, ÇÖZÜLÜŞ, DÖKÜLÜŞ, DÖVÜLÜŞ, DÜRÜLÜŞ, GÖMÜLÜŞ, GÜLÜŞME, KÜÇÜLÜŞ, SÜZÜLÜŞ
ÖRÜLÜŞ, ÖVÜLÜŞ
ÜLÜŞ
Kesilen hayvanın etinden alınan pay. Pay. Komşuların birbirine gönderdiği yemek.
GÜLÜŞMEK
Karşılıklı veya birlikte gülmek.
GÜLÜŞLÜ
Adana kenti, Karaisalı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GÜLÜŞÜLME
Gülüşülmek işi.
TÜLÜŞMEN
Kabarık, karışık saç.
GÜLÜŞKEN
Bir kaç kişiyle birlikte çok gülen.
ÇÜRÜTÜLÜŞ
Çürütülme işi.
YÜRÜTÜLÜŞ
Yürütülme işi.
GÜLÜŞÜLMEK
Karşılıklı veya birlikte gülünmek.
HÜLÜŞKÜ
Karma karışık, paçavra olmuş (şey için).
DÖKÜLÜŞMEK
Üşüşmek, toplu olarak gitmek: Hep kırlara dökülüştük.
DÜNGÜLÜŞ
Çelik çomak oyunu.
KÜLÜŞEFTELİ
Açık kırmızı renk (edik, potin, ayakkabı vb.).
BÜYÜTÜLÜŞ
Büyütülme işi.
BÜZÜLÜŞ
Büzülme işi.
ÖĞÜTÜLÜŞ
Öğütülme işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÜLÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FASKALDIRMAK
Birisine takılıp, alay etmek, gülüşmek.
GİCİMEK
Kaygılanmak. Kızmak. Neşelenmek, gülüşmek. Kuvvetle cinsi istek duymak (kadınlarda). Peynir bozulmak. Kaşınmak. Kaşınmak, tahrik olmak.
HİNGİRTİ
Cilveli gülüş: Ne bu hingirti.
HANGIRDAŞMAK
Yüksek sesle, çirkin ve kaba şekilde gülüşmek.
FİNGİRDEMEK
Dikkati çekecek kadar kırıtkan, oynak davranmak. Gülüşerek sohbet etmek.
GÜNÜŞÜK
Konuşa gülüşe anlamında kullanılır.
GÜLÜŞME
Gülüşmek işi.
FIGGILTİ
Fıkırtımak; cilveli gülüş.
FİNGİRTİ
Cilveli ve şımarık gülüş. İlgi çekmek için yapılan şımarıkça davranış.
HİNGİRDEŞMEK
Ses çıkararak gülüşmek.
TUŞ
Piyano, org vb. müzik aletleriyle daktilo, hesap makinesi, bilgisayar ve telefon gibi makinelerde parmak vurulan yerlerin adı. Yağlı boya ressamlığında fırçadaki boyanın tuvale sürülüş biçimi. Güreşte oyun sırasında iki omzun aynı anda yere değmesiyle oluşan yenilgi. Eskrimde kılıcın ucunun karşı oyuncunun göğüs ve karın bölgesini koruyan özel giysinin bir bölümüne değmesi.
DÜRÜM
Dürme işi, silindir biçiminde kıvırma. İçine türlü katıklar konularak sarılmış yufka ekmeği veya ince pide. Yufka ekmeğinin içine çeşitli katıklar konularak sarılmış durumu. Sersem. Temizlenmiş ve taranmış yirmi-otuz pamuk, yün yumağının meydana getirdiği yığın. Eski türkçe dür-üm: Dürmek, açık ekmeğin katıkla dürülerek aldığı biçim (Erzincan Merkez). Dürülüş ekmek. Yufka ekmeğinin içine peynir, soğan ve benzerleri koyup sararak oluşturulan yiyecek. Kabak çiçeği, yaprak sarması. Dürüm, hamurdan yiyecek. İçine kebap, peynir vs. konularak dürülen yufka ekmek veya pide.
GULŞAN
Gülüşan.
GULÜŞMEK
Gülüşmek.
HANDE
Gülme, gülüş.
ÇINGIRAKLI
Çıngırak taşıyan, üzerinde çıngırak bulunan. Neşeli ve yüksek sesli (gülüş, kahkaha).
GULUŞMEK
Gülüşmek.
GEVREK
Kolayca kırılıp ufalanan. Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü. Şen, neşeli (gülüş).
EPİDEMİYOLOJİ
Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi. Hastalıkların nedenlerini, görülüş oranlarını, yayılışlarını, hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı, salgın hastalıklar bilimi. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.
HORATA
Şaka: Arkadaşlar horatadan doğuştu. Güldürücü oyunlar. Eğlendirici, maskara. Eğlence. Dedikodu. Sohbet toplantısı. Laf, söz, sohbet. Gülüşme. Şaka. Söz, konuşma. Karşılıklı görüşme. Söz; lâf; dedikodu. Laf, söz. Şakacıktan. Alay, şaka, latife, eğlence.