İçinde ÖĞRETİM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öğretim" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öğretim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öğretim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öğretim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

YÜKSEKÖĞRETİM

11 harfli kelimeler

ORTAÖĞRETİM

10 harfli kelimeler

İLKÖĞRETİM

7 harfli kelimeler

ÖĞRETİM

Bazı kelimelerin anlamları

ÖĞRETİM

Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

İLKÖĞRETİM

Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık ilk basamağı, ilköğrenim, zorunlu öğrenim.

ORTAÖĞRETİM

İlköğretim ile yükseköğretim kurumları arasında yer alan genel okulları, teknik ve meslek okullarını yönetmek görev ve sorumluluğunu yüklenmiş bulunan kuruluş. İlköğretimden sonra öğrenimini sürdürmek isteyen öğrencileri teknik ve meslek alanları da dâhil olmak üzere üniversiteye hazırlamak için planlanan öğretim dönemi, lise, orta tedrisat.

YÜKSEKÖĞRETİM

Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.

  -   -   -  

Anlamında ÖĞRETİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞRETİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKADEMİSYEN

Öğretim elemanı.

ANAYASACI

Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.

KREDİ

Borç ödemede güvenilir olma durumu. Güven, saygınlık, itibar. Ödünç alınan veya verilen mal, para. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.

ENSTİTÜ

Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genel olarak araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu.

GÖĞÜSLÜK

Genellikle ilköğretim öğrencilerinin giydiği tek biçimde üstlük, önlük. Elbisenin kirlenmemesi için göğse takılan önlük veya giyilen bir gömlek türü.

DİSİPLİN

Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

CÜBBE

Hukukçuların, üniversite öğretim üyelerinin, din adamlarının, mezuniyet törenlerinde öğrencilerin elbise üstüne giydikleri uzun, yanları geniş, düğmesiz giysi.

İLKÖĞRENİM

İlköğretim.

İLKOKUL

Zorunlu öğrenim çağındaki kız ve erkek çocuklarının temel eğitim ve öğretimini sağlamak için devletçe açılan veya açılmasına izin verilen dört yıllık okul, ilk mektep, iptidai, iptidai mektep.

KOLEJ

Öğretim programında yabancı bir dil öğretimine ağırlık veren okul. Bazı meslek okullarına verilen ad.

DİDAKTİK

Öğretici. Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisi.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

FİŞ

Prizden elektrik akımı almaya yarayan araç. Alışverişlerde ödenen paranın miktarını, vergilerini, alışverişin yapıldığı tarihi gösteren belge. Bir eserin hazırlanmasında kolaylık sağlamak veya bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklarından her biri. Kumarda, bazı alışveriş işlerinde para yerine kullanılan pul vb. şey. Okuma yazma öğretiminde kullanılan, üzerine hece, kelime, cümle yazılı karton parçası. Bir işi yaptırmak veya gereken sıranın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz.

DİPLOMA

Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname.

ANATOMİCİ

Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.

KONSERVATUVAR

Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul.

KADAVRA

Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılmış olan ölü insan veya hayvan vücudu.

BİNİŞ

Binme işi. Üniversite öğretim üyelerinin giydikleri cübbe. Atlı alay. Yüksek aşamalı bilginlerin ve yeniçeri subaylarının giydikleri cübbe. Atlı alayda giyilen giysi.

KÜME

Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

DOÇENT

Üniversitelerde profesörden önceki basamakta bulunan öğretim üyesi.