Kelimeler arşivi içinde; başında "öğretme" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. öğretme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu öğretme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde öğretme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ÖĞRETMENEVİ, ÖĞRETMENLİK
ÖĞRETMEK, ÖĞRETMEN
ÖĞRETME
ÖĞRETME
Öğretmek işi.
ÖĞRETMENLİK
Öğretmenin görevi.
ÖĞRETMEK
Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak. Yetenek kazandırmak.
ÖĞRETMEN
Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime.
ÖĞRETMENEVİ
Öğretmenlerin barınma, yemek, eğlence vb. gereksinimlerini karşılamak üzere yapılmış bina.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖĞRETME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİYOLOJİCİ
Okulda biyoloji dersini veren öğretmen.
COĞRAFYACI
Coğrafya araştırmaları yapan kimse. Coğrafya öğretmeni.
EĞİTMEN
Eğitim işiyle uğraşan kimse. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.
BAŞÖĞRETMEN
İlkokullarda yönetimden sorumlu olan öğretmen, müdür, başmuallim.
FİZİKÇİ
Fizik bilgini veya fizikle uğraşan kimse. Fizik tedaviyle uğraşan doktor. Fizik öğretmeni.
KİMYACI
Kimya ile uğraşan kimse, kimyager. Kimya öğretmeni.
GÖSTERMEK
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.
BEDENCİ
Beden eğitimi öğretmeni.
HOCA
Müslümanlıkta din görevlisi. Öğretmen. Medresede öğrenim gören sarıklı, cübbeli din adamı. Akıl öğreten, öğüt veren kimse.
BELLETMEK
Bellemesini sağlamak, öğretmek.
BAŞÖĞRETMENLİK
Başöğretmen olma durumu, başmuallimlik. Başöğretmenin yaptığı iş, başmuallimlik.
FOLKLORCULUK
Folklorcunun işi ya da mesleği. Halk bilimi ile uğraşma işi. Halk oyunlarını öğretme veya öğrenme işi.
DERS
Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
EDEBİYATÇI
Edebiyatla uğraşan kimse, yazıncı, yazın eri. Edebiyat dersi okutan öğretmen.
FELSEFECİ
Felsefe incelemeleri yapan kimse. Felsefe öğretmeni.
BAŞMUALLİMLİK
Başöğretmenlik.
DERSLİK
Öğrencilerin, bir öğretmenin gözetimi altında, anlatma, araştırma, küme çalışması vb. yollarla ve türlü eğitim araç ve gereçlerinden de yararlanarak ders yaptıkları yer, sınıf, dershane. Ders saati süresine uygun.
MANTIKÇI
Mantık bilimiyle uğraşan kimse. Mantık derslerini veren öğretmen. Kesin ve sağlam bir yönteme göre akıl yürüten kimse.
JİMNASTİKÇİ
Jimnastik yapan sporcu. Jimnastik öğretmeni.
FENCİ
Fenle uğraşan kimse. Fen konularında ders veren öğretmen.