Kelimeler arşivinde; içinde "özlemek" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özlemek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu özlemek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özlemek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÖZLEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek.
KÖZLEMEK
Et, sebze, meyve, hamur vb.ni köz üzerinde pişirmek.
GÖZLEMEK
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek. Korumak, kollamak. İncelemek, araştırmak. Dikkatle bakmak, gözlemlemek, tarassut etmek. Gizlice bakmak, gözetlemek.
SÖZLEMEK
Evlendirmek üzere söz kesmek. Söylemek.
ÇÖZLEMEK
Davarın karın ve bağırsak iç yağlarını ayırmak. Eti közde pişirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATSAMAK
Kısrak aygır istemek. Ata binmeyi özlemek.
GÖZLEME
Gözlemek işi, tarassut. İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. Özel araçlarla inceleme. Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 santimetre aralıklarla 15-20 santimetre çapında ve 7-8 santimetre derinliğinde çukurlar açılması.
SUSAMAK
Su içme gereksinimi duymak. Çok istemek, özlemek.
ARZETMEK
Arzulamak, özlemek. Özlemek. sunmak.
ÖZLEME
Özlemek işi, iştiyak.
SEYREYLEMEK
Bir şeyi seyretmek, geriden gözlemek.
KOLLAMAK
Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek. Göz önünde tutmak, gözlemek. Korumak, gözetmek.
İZLEMEK
Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.
GALVANOMETRE
Mıknatıslı iğnede oluşan sapmaları gözlemek yoluyla elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan cihaz.
ARZULAMAK
İstek duymak, özlemek, istemek.
GÖRESİMEK
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
KÖZLEME
Közlemek işi. Köz üzerinde pişirilen yiyecek, özellikte ateşle pişirilen et, külbastı.
SEYRETMEK
Bir şeyin durumunu, oluşumunu gözlemek, bakmak. Bir olaya karışmadan bakmak. Taşıt, ilerlemek, yol almak. Eğlenmek, görmek, öğrenmek vb. için bakmak, izlemek. Hastalık vb. sürmek, devam etmek.
ANDALLAMAK
Dikişi seyrek seyrek dikmek: Bize gel de şu yorganı andallayıver. Deve yürüyüşü gibi geniş ve büyük adımlarla yürümek. Bir işi baştan savma yapıp bırakmak. Kollamak, gözlemek, takip etmek: Şu adamı andalla, nereye gidecek bakalım. Bir tarafa sarkmak, eğilmek: Evin duvarı andalladı. Tarlayı andallara, evleklere ayırmak.
ARZILAMAK
Arzulamak, özlemek. Özlemek.
ÖKSEMEK
Özlemek, göreceği gelmek, istemek.
EVSEMEK
Evini, yurdunu özlemek.
GÖZLEMLEMEK
Bir nesneyi, olayı veya bir gerçeği, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelemek, müşahede etmek. Gözlemek.
ANSAMAK
Göreceği gelmek, özlemek. Topallamak, aksamak.