İçinde ÖZENE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "özene" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özene bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu özene ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özene olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÖZENEKSİZLİK

12 harfli kelimeler

GÖZENEKLİLİK, GÖZENEKÖLÇER

10 harfli kelimeler

GÖZENEKSİZ

9 harfli kelimeler

GÖZENEKLİ

8 harfli kelimeler

ÇÖZENEYH, GÖZENERK

7 harfli kelimeler

GÖZENEK

6 harfli kelimeler

GÖZENE, ÖZENEK

5 harfli kelimeler

ÖZENE

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZENE

Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, av bekleme yeri.

GÖZENEKLİ

Gözeneği olan.

ÖZENEK

Sürek avında pusuda av bekleyen avcı.

GÖZENERK

Raf, dolap ya da duvarlarda oyularak yapılan eşya koyacak delik.

GÖZENEK

Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

GÖZENEKÖLÇER

Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt.

GÖZENEKLİLİK

Gözenekli olma durumu.

ÇÖZENEYH

Dağılmış, serpilmiş şeyler.

GÖZENE

Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.

GÖZENEKSİZLİK

Gözeneksiz olma durumu.

GÖZENEKSİZ

Gözeneği olmayan.

  -   -   -  

Anlamında ÖZENE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MESAMAT

Gözenekler.

PONZA

Bazı yüzeylerin temizlenmesinde, mermerlerin parlatılmasında, ovma işlerinde kullanılan, çok gözenekli, çok hafif kaya, sünger taşı, ponza taşı.

ASFALTİT

Petrolün ayrışması ile oluşan ve çoklukta tortul kayaçların gözeneklerinde bulunan doğal bitüm.

MESAME

Gözenek.

ELEKTRODİYALİZ

Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.

ENTEL

Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse). Sahte aydın.

TÜF

Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.

AJUR

Delikli örgü, gözenek.

TERLEME

Terlemek işi. Yaprakların gözeneklerinden buhar biçiminde su kaybetmeleri.

SOSYETİK

Sosyete ile ilgili. Yüksek sınıfın yaşama biçimine özenen, asortik.

GÖZLÜK

Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.

SÜNGERSİ

Sünger gibi gözenekleri olan, süngere benzeyen, süngerimsi.

TER

Derinin gözeneklerinden sızan, kendine özgü bir kokusu olan, yapışkan, renksiz, tuzlu sıvı, arak (I).

GÜMEÇ

Bal peteğini oluşturan altı köşeli gözeneklerden her biri.

SIZMAK

İnce aralıklardan veya gözeneklerden az miktarda ve belli olmadan yavaş yavaş akmak, çıkmak. Gizlice, haber vermeden gitmek, sıvışmak. Herhangi bir topluluğu, bir örgütü yolundan saptırmak için gizlice arasına girmek. Gizli tutulan haber, sır vb. şeyler duyulmak, yayılmak. İçki, yorgunluk vb. sebeplerle kendinden geçerek uyuyakalmak. Düşman mevzileri arasına gizlice girmek ve ilerlemek.

KADINSI

Kadına benzer, kadın gibi, kadınımsı. Davranış ve kılık kıyafet bakımından kadına özenen (erkek), kadınımsı, efemine. Kadınsı özelliklere fazlasıyla sahip olan (kadın), feminen.

KOVBOY

Amerika'da sığır çobanı. Gangsterliğe özenen kimse.

LEVANTEN

Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.

ELEK

Taneli veya un gibi toz durumunda olan şeyleri yabancı maddelerden ayıklamak veya incesini kabasından ayırmak için kullanılan, tahta bir kasnak ve tek tarafa gerilmiş, gözenekli tel, kıl, bez vb.nden oluşan araç.

AJURLU

Her yanı ajur biçiminde işlenmiş bulunan, gözenekli.