İçinde ÖZENİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "özeni" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde özeni bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu özeni ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında özeni olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÖZENİLMEK

8 harfli kelimeler

ÖZENİLME

6 harfli kelimeler

ÖZENİŞ, GÖZENİ, ÖZENİR

5 harfli kelimeler

ÖZENİ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖZENİ

Özenme işi.

ÖZENİLME

Özenilmek işi.

ÖZENİR

Çaba gösteren, en iyisini yapmaya çalışan kimse.

GÖZENİ

Başkasının ilgisini çeken, gösterişli kimse. Levha. Göz çapağı.

ÖZENİŞ

Özenme işi.

ÖZENİLMEK

Bir şeye özenti duyulmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖZENİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖZENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UMSURUK

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Düş kırıklığı, umut kırıklığı. İmrendiği yemeği, nesneyi elde edememekten kimi organlarda şişme ile oluşan bir çeşit hastalık.

UMSUNMA

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı.

UMMACA

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Düş kırıklığı. İmrendiği yemeği, nesneyi elde edememekten kimi organlarda şişme ile oluşan bir çeşit hastalık.

UMSUNUK

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Canı isteyip yiyemiyen kimse.

UMMAĞ

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı. Düş kırıklığı.

UMSUNMAK

Özenmek. Özenilen şeyin elde edilememe sinden dolayı, lohusada meme; erkek ve erkek çocukta, üreme organı şişmek. İstemek, dilemek: itin ahmağı, baklavadan pay umar. Ummak, canı çekmek.

GIZILÖZEN

Hayvanların yemek borusu: Bizim öküzün gızılözeni gopmuşdu.

ÇÖZEN

Zayıflık. Dizeyin çözeni ya da dönüşümün çözen kümesi. Bir çözeltinin, çözündürmeyi yaparak, içdüzeyi oluşturan çoğunluk bileşeni.

MUTENA

Özenilmiş, özenli bir biçimde yapılmış. Seçkin, önemli.

UCAYLANIM

Doğal ışığın, titreşimleri bir düzlem içinde olan ışığa çevrilmesi. Bir özdeciğin artı ve eksi yük özeklerinin ayrılma süreci. Bir gözenin üşeklerinde uçun birikimi yüzünden gerilim tatarının ve akınım düşmesi.

UMSUNLUK

Özenilen şeyin ele geçmemesinden dolayı lohusada meme, erkekte üreme organında olan şişlik, acı.

DIZDIZCI

Basit makinelerle fazla özenilmeden kâğıtlara renkli olarak basılan paraları piyasaya süren kimse.

GON

Kavun. Gön, tabaklanmış deri. Yaş büyükbaş hayvan derisi, karşılığı gön. Gön. Soba. (Saraycık Bozüyük Bilecik). meydana gelen ve eşeylik gözelerine değişen 4 oğul gözenin herbiri.

KORUMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.

KNİDOSİL

Knidlilerde yakıcı gözenin özgür yüzeyinde bulunan bir uzantı olup yabancı bir maddeye değince yakıcı kapsülün patlamasını sağlar.

UCAYSIZLANIM

Bir Volta gözesini, ters yük-süren kuvvet kaynağı durumuna getirerek, ucaylanımın önlenmesi yoluyla gözenin korunması.

UCAY

Kıvıl ya da kıvılmıknatıs alan yaratan dingin, devinen yük dağılımı türlerinden her biri. bk. çiftucay, dörtucay. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. Bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Elektrik ya da mıknatıs alanlarının en yeğin oldukları iki noktadan her biri.